|
BEŞİK KERTMESİ(Hekimhanda)
Ayni zamanda doğan kız ve erkek çocukları
arasında aileleri tarafından bazen beşik kertmesi yapılır. Bu çocuklar artık
sözlü olup nişanlı sayılır ve aileler çocuklar büyüyünce sözlerini
yerine getirip onları evlendirirler.
Beşik
Kertmesi Geleneği hakkında genel bilgi
Günümüzde beşik
kertmesi geleneği mi? Evet. Kırsal kesimde hâlâ görülen evlenme
geleneklerinden birisidir beşik kertmesi. Bu gelenek, geniş alan
araştırmalarına konu olmamıştır. Oysaki enine boyuna incelenmesi
gereken ilginç bir konudur. Bu bölümde konuya ilişkin çok sınırlı
literatürü gözden geçireceğiz.
Önce, konunun genel özelliklerini, yani tanım ve eski Türklerdeki
uygulamayı ele aldıktan sonra günümüz Türkiye'sinde uygulandığı
yerleri, uygulama biçimlerini, nişanın bozulmasından doğan sorunları,
hukuksal uygulamalardaki yerini gözden geçireceğiz.
Beşik kertme nişanlı geleneği Türklerde çok eskilerden beri
uygulanmıştır. Bu gelenek Türklerden başka Hindistan ve Avustralya
gibi ülkelerde de görülmektedir.
(1)
Karadeniz bölgesi, bugün geleneğin en yaygın görüldüğü yöredir.
BEŞİK KERTMESİ NİŞANIN ÖZELLİKLERİ
Tanım
Birbirlerine yakın ya da çok samimi, iyi anlaşan, birbirlerini
seven iki aile bu sevginin ve dostluğun ilerde de sürmesi için karşıt
cinsten çocukları olduğunda onları daha beşikteyken nişanlarlar.
Böylece iki ailenin dostluğu ileride akraba olmak suretiyle daha da
pekiştirilmiş olur. iki komşunun kız ve erkek çocuğu aynı günde
doğmuşsa, yine birbirleriyle sözlenirler.
(2)
Söz Verme
İki aile, çocuklarını ileride evlendirmeye söz verirler. O halde
geleneğin temelini, söz verme oluşturur. Beşik, söz vermenin tanığı
olur. Bunun için beşiğe üç kertik yapılır. Eğer beşiği kertmezlerse
sadece söz verirler. Bu söz verme sırasında şöyle derler:
"Allah tanık olsun ki büyüdüğü zaman oğluma (kızıma) kızını
(oğlunu) alacağım." Bu söz verme adeta yemin niteliğindeydi. Bundan
sonra her iki taraf da yere tükürürlerdi.
(3)
Eski Türklerde söz vermek, insan ilişkilerinde çok önemli bir yer
tutmaktaydı. Kişinin sözünde durması onun adeta namusunu, şerefini
temsil etmekteydi. Ayrıca söz vermek kutsal dinsel nitelikteydi. Bu
nedenle ihlali söz konusu olmayan bir karakter özelliğiydi. Böylece
çok önceden verilmiş bir söz ileride mutlaka gerçekleşmekteydi.
(4) "Erkeğin
sözü, demirin kertiği" çok kullanılan bir deyimdi, işte beşik kertmesi
evliliklerin gerçekleşmesi de bu nedene dayanır. Bu söz, erkek
tarafından çok nadir olarak bozulurdu.
(5)
Beşik kertmesi nişan, nikâh gücünde olmasına, nikâh yerine
sayılmasına karşılık, yine de çocuklar evlenme çağına geldiklerinde
kıza dünür gidilip istenirdi. Dede Korkut hikâyelerinde de aynı
gelenek vardı.
(6)
Beşik kertme nişanı bozmak isteyenler onu, ancak iki tanık
dinleterek bozabilirlerdi.
(7)
"Kert" ya da "Kürt" kökü, "and", "inanış" ve "sadakat"
kavramlarını bildiren "kertü", "kirtü" kelimesiyle birdir.
(8)
O halde geleneğin söz verme ve sadakat anlamlarına gelmesi,
isminden de anlaşılmaktadır. Cayma, onurla oynanma ve saygınlığı
sarsma olarak yorumlanır.
(9)
"Verdim" diyenler baba ya da dede ise anlaşmaya çok sadık
kalınırdı. Kızların ise eskiden "varmayacağım" demesi düşünülemezdi.
(10)
Abdulkadir İnan bir yazısıda şöyle diyor: "Eski Türklerin evlenme
göreneklerine göre kızın baba boyundan ayrıldığının simgesi olarak bir
ağacı ya da bir ipliği kıymışlardır. Beşik Kertme Yavuklu deyimi de
ihtimal ki bu göreneğin kalıntısıdır."
(11)
Tarihçe
Tarihçilerimiz bu geleneğin Oğuzlar'da yer aldığını
belirtmektedirler.
(12) Oğuzlar,
küçük çocuklarını nişanlarken sadakat işareti olarak çocukların
beşiklerinin bir yerini kertmektedirler.
(13)
Oğuzların "Beşik Kertme Yavuklu" deyimlerindeki "Kertme" kelimesi
de "anda dünür" olma geleneğinin yürürlükte olduğu devrin anısıdır.
Eski zamanlarda Yakutlar dostluklarını bir ağacı kertmekle
doğrularlardı. İki dost birbirine sadık kalmak üzere bir ağacı
kerterlerdi.
(14) Ağacı ya
da yeri kertmenin and ve sadakat öğesi olduğunu tarihsel kayıtlar
doğruluyor
(15) Orta Asya
kesimlerinden Wuhuanlar hakkında Çin kaynağı şu bilgiyi veriyor:
"Bunların geleneğinde sadakati göstermek için kertilmiş çubuk
kullanılır. Yazıları olmadığı halde kimse ahdine aykırı hareket etmeğe
cesaret edemez"
(16)
Osmanlı tarihinde de küçük yaşta evlendirilmiş sultanlar olduğu
belirtilmektedir.
(17)
And biçiminde Dede Korkut'ta da rastlanır.
(18)
Oğuz yiğinin öfkesi kabardı, kılıcını çıkardı yeri çaldı kertti,
dedi ki yer gibi kertileyim, toprak gibi savrulayım, kılıcıma
doğrunayım, okuma sancılayıp..."
Kazaklarda "halka salma" diye bir gelenekten söz edilmektedir.
Buna göre, küçük yaştaki erkek ve kız çocuklar birbirlerine
nişanlanırken birbirlerinin kulaklarını ısırırlar. Bu "kulak ısırma"
bir tür sahip çıkma anlamına gelmektedir.
(19)
Geleneğin diğer isimleri şunlardır:
(20)
- Bağırdaktan sözlü
- Beşik kertme
- Beşik kerti
- Beşik kertiği
- Beşik kertisi
- Beşik kertleme
- Beşik nişanı
- Beşikten nişanlama
- Beşik kesme
- Beşik sözü
- Beşik kırdı
- Beşik yavuklusu
- Kertme
- Kertük
- Nıkır
- Sözlü
- Vaadetme
Beşik kertme nişanlılıkta taraflar genellikle komşu olmakla
birlikte, akraba da olabilmektedirler.
(21) Hatta
akraba çocukları beşik kertmede bir tercih nedeni olmaktadır. Çocuklar
doğunca akrabalar kendi aralarında anlaşmakta, komşulardan gelen
dünürcülere ise bizim çocuk akrabamıza beşik kertmeli diye geri
çevrilmektedir. Sembolik miktarda bir başlık parası da alınmaktadır.
Hatta başlığın alındığı çevrelerde başlık alınmasa da alındı diye
etrafa bildirilmektedir. (Afyon Çıkrık Köyü'nde)
Ülkemizde Görüldüğü Yerler
Beşik kertmesi, ülkemizin bir çok yerinde yaygın bir gelenektir.
Türkiye'de Halk Ağzından Derleme Sözlüğü'ne göre geleneğin uygulandığı
yerler şunlardır (s. 643)
Burdur (Tefenni-Buna Köyü)
Kütahya (Emet Yenice Köyü)
Amasya ve çevresi (Zana Köyü, Merzifon ve köyleri)
Tokat (Zile)
Ordu (Ünye-Karakuş Köyü)
Gümüşhane (Şiran-Uluşiran Köyü, Şule Köyü)
Rize (Çayeli)
Erzurum
Kars (Arpaçay-Kızılçakçak)
Erzincan (Refahiye çevresi)
Van (Erciş)
Urfa
Kahramanmaraş (Afşin)
Gaziantep (Kilis)
Sivas (Gürün, Kangal, Diriği-Savrul Köyü)
Ankara (Ş. Koçhisar, Karlıdere Köyü)
Antalya (Elmalı-Akseki-Güzelsu Köyü)
Kırşehir (Mucur)
Kayseri (Bünyan-Türkmen aşiretleri)
Trabzon ve köyleri
Niğde (Bor-Bahçeli)
Uşak (Eşme)
Çorum
Denizli (Acıpayam)
Giresun (Keşan-Düzköy)
Eskişehir (Sivrihisar ve köyleri, Mihalıççık-Tokat Köyü)
Konya (Ermenek-Uğurlu Köyü)
İçel (Mut köyleri, Anamur)
Çankırı
Muğla (Yerkesik Köyü)
Kastamonu
Isparta (Senirkent-Yassıviran)
Artvin Şavşat-Yavuz Köyü, Yusufeli ve köyleri, Ardanuç Bulanık
Köyü)
Beşik Kertme Nişanlanma Biçimleri
Ülkemizin değişik bölgelerinde bu tür nişanlanma biçimleri de
değişkenlik göstermektedir.
Örneğin eskiden Çankırı'da kırkları karışan çocukları beşik kertme
yoluyla nişanlarlarmış. Geniş bir tören yapılmazmış. O zamana göre
helva ya da başka bir tatlı ve daha çok helva yapılırmış. Tanıdık
dostlar, hısım akraba çağrılır ve orada söz kesilirmiş.
(22)
Maraş'ta
(23) bu yolla
nişanlanacak bebeklerin beşikleri boyanıp donatılır, ileri gelen dost
ve akraba, aralannda bir imam da olduğu halde, kız bebeğin evinde
toplanıp kendi ölçülerinde bir eğlence düzenlerler. Birlikte yemek
yendikten sonra, bir mevlüt okunur ya da imam bir dua okur. Bu
toplantıda kızın kulağına küçük bir küpe takılır. Beşikler yan yana
getirilerek keskin bir bıçakla birer çentik açılır ve böylece taraflar
nişanlanmış olur. Bazı aileler arasında bu nişanlanma sırasında
armağanlar alınıp verildiği de olur.
Adana'da (Darıpınar) nişanın yapıldığı gün kapı bıçakla kesilir
bir yarık meydana gelir ve böylece iki çocuk nişanlanmış olur. Büyüyüp
evlendikleri zaman kapıya açılan yarık kapatılır.
(24)
Konya'da da beşiğe bıçakla kertik açılır.
(25) Bu, söz
kesme anlamına gelir. Sonra nişan yapılır.
Kütahya'da (Tavşanlı) çocuklar doğunca, anneler karşılıklı olarak
birbirlerinin çocuğuna altın takarlar ve sözleşirler.
(26)
Malatya'da (Akçadağ) çocukların beşiklerine üç tane işaret konur
ve kıza armağanlar götürülür, takılar takılır.
(27)
Diyarbakır'da hoca gelir, yarım nikâh kıyar. Çocuğun kulağına
okuyup üfler.
(28)
Ordu'da (Perşembe) beşiklere kurdele ya da kolon bağlanır. Aile
büyükleri söz keser, nişan yaparlar. Kurdele kesilir. Kuran okunur.
(29)
Bir yazar da uygulandığı yeri bildirmeden bu gelenekten söz
ediyor. Ona göre karşıt cinsten çocuk doğduktan sonra üçüncü gün
komşusu, tam takım bir beşik donatarak o aileye gönderir ve buna
"Beşik kırdı" derlerdi. Artık o çocuğu kimse alamazdı. Büyümeğe
başlayınca kandillerde taklak helvası, bir tepsi ekmek ve elbiselik,
bayramlarda baklava ve kurbanlık hediye olarak giderdi. Böylece çocuk
8-9 yaşına gelince evlendirilirdi.
(30)
Nişanın Bozulması
Beşik kertmesi nişanın bozulması durumunda değişik normlar
uygulanır.
Çankırı'da bırakıp başka biriyle evlenince ayıplanırlar.
(31)
Maraş'ta nişan sırasında kıza takılan küpenin ömür boyunca kızın
kulağından çıkmaması gerekir. Çıkarılırsa ya da büyüyünce tarafları
evlenmezlerse büyük günah sayılır.
(32)
Konya'da (Bozkır ilçesi) kız ve erkekte görünür bir hastalık ve
ölüm olmadıkça beşik kertme akdi sürer. Hastalık olursa o zaman akit
bozulabilir.
(33)
Çocuklar büyüyüp de biribirlerini istemezlerse, aile arasındaki
dostluk zamanla bozulursa, sözden cayılır. Sözden cayılması özellikle
kız tarafından gelmişse hiç iyi karşılanmaz.
(34)
Okuyan erkek, kızın okumaması durumunda ilerde kızı beğenmezse
yine nişan bozulur.
(35) Yahut
tersi durumda, kız okuyup oğlan okumazsa kız tarafı cayabilir.
Kız ya da oğlanın ileride bir başkasına gönül bağlamaları da
nişanın bozulmasına yol açmaktadır.
İki ailenin herhangi bir nedenle aralarının açılması da nişanın
bozulmasına yol açar.
(36)
Nişanın bozulma durumunda ayıplanma çok yaygındır. Bununla
birlikte duruma göre normal karşılamalar da olur.
Genellikle cayılma pek iyi karşılanmaz, ama kötü bir biçimde de
yorumlanmaz.
(37)
Nisanın Bozulmasının Hukuksal
Yönleri
Beşik kertmesi az da olsa çeşitli durumlarda hukuksal olaylarda da
söz konusu olmaktadır. Ceza durumlarında yargıcın töreyi dikkate
alarak takdir hakkını kullanmasına yol açan durumları ortaya
çıkmaktadır. Aslında bu tür nişanlılık hukuken bir sorumluluk
doğurmamaktadır.
Ülkemizin çeşitli yerlerinde geçen birkaç olay şöyledir.
(38)
Kastamonu Taşköprü'deki bir köyde geçen olayda beşik kertme nişan
yapılmış. Erkek çocuk henüz 16 yaşındayken kendisine yüz vermeyip
küçük düşüren beşik kertme nişanlısını bazı akrabalarının da
kışkırtması sonucu, ağır biçimde yaralar. Dava mahkemede
görüşüldüğünde, kızın çocuğa karşı hukuken suç sayılabilecek hiçbir
eylemde bulunmadığı anlaşılır. Kızın, çocuğun beşik kertme nişanlısı
oluşu, kız açısından herhangi bir hukuksal sorumluluk doğurmamaktadır.
Bu nedenle de çocuğa yüz vermemesi hiçbir surette çocuğun öldürme
girişimini haklı göstermemektedir. Fakat dava sonucu, hakim, Medeni
Kanunun kendisine tanıdığı takdir hakkını kullanarak suçluya verilecek
cezayı 1/5 oranında indirir. Cezanın indirilmesine sebep, görünürde
çocuğun henüz reşit olmamasıdır. Fakat asıl neden, bölgenin törelerini
iyi bilen yargıcın bu geleneği dikkate almasıdır. Yargıca göre kızın
çocuğa yüz vermeyip onu küçük düşürmesi, çocuğun hareketini töresel
açıdan haklı kılmaktadır. Böylece hukuken hiçbir geçerliliği
bulunmayan beşik kertme nişan töresini yargıç, takdir hakkını
kullanarak dikkate almış ve cezayı indirmiştir.
Rize'nin İkizdere ilçesi, Rüzgârlı Köyü'nde geçen bir başka olay
ise şöyledir:
"Süleyman oğulları ile Paşagiller arasında beşik kertme nişan
yapılarak, Paşagillerin kızı, Süleyman oğullarından Mehmet Ali'ye
nişanlanır. Kız 13-14 yaşına geldiği sıralarda, eskiden beri Süleyman
oğullarına düşman olan Hacı Osman oğulları, bu aileyi tahrik etmek
için kız hakkında birtakım yakışıksız söylentiler çıkarırlar. Mesele
bununla da kalmaz. Hacı Osman oğullarından Cemil adında bir delikanlı
kızı sürekli olarak rahatsız eder. Bu duruma zaten fena halde
içerleyen Mehmet Ali, günün birinde Cemil'i kıza ağır sözler söylerken
yakalar. Cemil bunun üzerine Mehmet Ali'ye de hakaret edip üzerine
yürüyünce Mehmet Ali Cemil'i vurur. Mahkemede Cemil'i öldüren Mehmet
Ali'nin cezası 19 yıl 6 aya indirilir. Yargıç, törenin sıkı bağlarla
birbirine bağlamış olduğu iki kişiden Mehmet Ali'nin kızı savunmak
amacıyla ve ağır tahrik karşısında bu eylemi işlemiş olduğunu göz
önüne almıştır."
Trabzon Akçaabat'ta geçen bir olay da şöyle:
İki aile arasında beşik kertme nişan yapılmış. Erkek tarafı, o
bölgenin töresi olduğu üzere, kendilerine ait arazinin bir bölümüne
kız her yeni yaşına girişinde bir kavak dikmeye söz vermiştir. Evlenme
gerçekleşince, üzerinde gelinin yaşı kadar kavak bulunan bu toprak
parçası, başlık olarak kız tarafına verilecektir. Fakat kız, evlenme
çağına gelince, başka zengin bir delikanlıya yüklü bir başlık
karşılığında verilir. Beşik kertme nişanlısı elden giden delikanlı ve
kız için o güne değin 17 adet kavak dikmiş olan babası, köyde alay
konusu haline gelirler. "Şimdi o kavakları ne yapacan ağam, fazla
gölge de etmezler" biçiminde sözler yayılır gider. Gururu fena halde
incinen baba, oğlundan namusunu temizlemesini ister. Fakat oğlu bu işe
yanaşmayınca babanın köydeki durumu daha da kötüleşir. Küçük
düşürülmekten korktuğu için kahveye çıkamaz olur. Bu duruma daha fazla
dayanamayan baba, çok içki içtiği bir gece kızı da, babasını da vurur.
Yargıç, ölüm cezasını ömür boyu hapse indirir. Karşı tarafın töreyi
çiğnemiş olması, yargıcın takdir hakkını kullanmasında rol oynamıştır.
Kars-Arpaçay llçesi'nde geçen bir olayda, beşik kertmesi nişanlı
çok güzel bir kızın kaçırılması üzerine eski nişanlısı, kaçıran
delikanlıyı takip eder. Çatıştıktan sonra ondan kızı geri alır. Fakat
artık kız ile evlenmez. Çünkü o yörelerde başkasının kaçırdığı bir
kızı artık bir başkası almaz. Namus lekelenmiş sayılır. Oysaki bu
olayda kızın bekâretine bir halel gelmemişti (Karslı bir öğrenciden).
-
Okuduğunuz yere dönmek için tıklayın
-
1) S. V. Örnek, Etnoloji Sözlüğü, s. 46.
2) S. V. Örnek, Geleneksel Kültürümüzde Çocuk, s. 203.
3) A. Petekçi, "Bozkır Köylerinde Yeynîlik", TFA, Sayı 39.
4) M. Tezcan, Türklerle İlgili Stereotipler, ss. 19-21.
5) A. Petekçi, agy, TFA, Sayı 39.
6) O. Saik Gökyay, Dedem Korkud'un Kitabı.
7) O. Saik Gökyay, age.
8) O. Saik Gökyay, age.
9) S. V. Örnek, Türk Halk Bilimi, s. 187.
10) K. Ertem, Kütahya Düğünleri.
11) A. İnan, "Eski Türklerde ve Folklorda And."
12) F. Sümer, Oğuzlar, s. 403.
13) A. İnan, age, s. 144
14) A. İnan, age, s. 144
15) A. İnan, age, s. 329
16) A. İnan, age, s. 329
17)Ç. Altan, "Bebek Sultanların Evliliği", Milliyet, 16 Aralık 1979
18) A. İnan, age, s. 144
19)O. Şaik Gökyay, Dedem Korkud'un Kitabı.
20)S. V. Örnek, Geleneksel Kültürümüzde Çocuk, s. 198
21) A. petekçi, agy.
22) O. Saik Gökyay, age.
23) O. Saik Gökyay, age.
24) S. V. Örnek, age, s. 204.
25) A. Petekçi, agy.
26) S. V. Örnek, age, s. 202.
27) S. V. Örnek, age, s. 202.
28) S. V. Örnek, age, s. 202.
29) S. V. Örnek, age, s. 203.
30) M. Zeki, "İlk Gençlik Âdetleri."
31) O. Saik Gökyay, age.
32) O. Saik Gökyay, age.
33) A. Petekçi, agy.
34) S. V. Örnek, age, s. 204.
35) S. V. Örnek, age, s. 204.
36) S. V. Örnek, age, s. 205.
37) S. V. Örnek, age, s. 205.
38) E. Ertan, "Beşik Kertme Nişan", Folklora Doğru, 30, 1974.
kaynak =http://www.1001kitap.com/
www.hekimhan.com
www.hekimhan.org
www.hekimhanhaber.com
|