MANİLER

 Akşam oldu hay gele

Çulun adı tay gele

Herkes yarını almış

Yarsızlara vay gele.

 

Ayran doldur bakracı

İçim yanıyor bacı

Yarı bir gün görmesem

Kalbime çöker acı.

 

 

Başında puşusuna

Sim çekem karşısına

Adam aşık olur mu

Kapı bir komşusuna

 

Armut dalda dal yerde

Bülbül ötmez her yerde

Felek bizi ayrılmış

Her birimiz bir yerde.

 

Böyle dağlar böyle dağlar

Yıkılası böyle bağlar

Bu gün ben yari gördüm

Yar saçını eğri bağlar

 

Boz deve düzden gelir

Yükü' Sivas’tan getir

Oğlanlar hastalanmış

İlacı kızdan gelir

 

Altın taşın kalay

Gezi güzel olay

Kınamaya komşular

Var mi aşkın kolay.

 

Ayağında çarık yok

Ayran tastı yayık yok

Görenler sarhoş olur

Sen gören ayık yok.

 

Cezvenin sapı yeşil

içinde kahve pişir

Hakikatli yar sen

Al beni dağlar aşır

 

Aktan karası geçmez

Aşkın sırası geçmez

Her yara geçer amma

Gönül yarası geçmez

 

Bahçeye vardım bayak

Ayvaya verdim dayak

Dediler yarin gelir

Seğirttim yalın ayak

 

Çorap ördüm giyen yok

Halın nedir diyen yok

Hekimhan’dan yar sevdim

Gözün aydın diyen yok

 

Atladım girdim üzüme

Çubuk değdi gözüme

İnkar etme emmoğIu

Ağzın değdi yüzüme.

 

Bahçeye ektim soğan

Geldi  yedi saksağan

Hep mi güzel oluyor

Senin anandan doğan

 

Çeşmesi var taşı yok

Suyu var kurnası yok

Sevdim ise ben sevdim

Keyfimin kahyası yok

 

Avluda kış kabağı

Sinem altın tabağı

Horoz dilin alına

Ne tez ettin sabahı

 

Bahçeye gittim atsız

Sensiz meyveler tatsız

Yarım orda ben bur da

İkimiz de muratsız

 

Çay kenarı çim tutar

İki güzel mum tutar

Ben yarimi severim

Çirkinleri huy tutar.

 

Çorabın yününe bak

Dönder de gülüne bak

Yare çorap yolladım

Şu benim halime bak

 

Dağ başında su durur

Oğlan mendil yudurur

Oğlan cahil kız cahil

şimdi bunlar kudurur

 

Gel benim aslan yarim

Yastığa yaslan yarim

Yastık seni incitir

Koluma yaslan yarim

 

Çift güvercin uçtu mu

Gün ardınca düştü mü

Ardıç dalına kurban

Yar buradan geçti mi

 

Elde altın tas tutar

0 tas neden pas tutar

Hekimhan'dan yar seven

Gizli gizi yas tutar

 

Gelinin sırma teller

Kardan beyaz eller

Yolcuyu yoldan çevirir

Yarimin tatlı dilleri

 

Dağın eteği düzdür

Gece değil gündüzdür

Kalbimi parçalayan

Hekimhanlı bir kızdır

 

Evleri var üst basta

Potinim kaldı taşta

Varın söyleyin yarime

Akıl kalmadı başta

 

Hey hayadan hayadan

Yılan aktı kayadan

Bir kaşık yağ verin

Adet vardır sayadan

 

Dama koydum yakacak

Yarin tren kalkacak

Ben buradan gidersem

Yar sana kim bakacak

 

Felek vurdu taş ile

Gözüm doldu yaş ile

Ben nereye gideyim

Bu sevdalı baş ile

 

Geyik atladı taştan

Gözlerim doldu yaştan

Kız senin güzelliğin

Çıkardı beni baştan

 

Hekimhan düze düşer

Zülüfün yüze düşer

Gel sarılak sevdiğim

Kavuşmak bize düşer

 

Kekliğim seker gelir

Tüyünü döker gelir

Kızın gönlü olursa

Kapıyı söker gelir

 

Su getir daşa değer

Kirpikler kaşa değer

Benim sevdiğim oğlan

Yüz elli paşa değer

 

Hekimhan yazılar

Yayılır kuzuları

Mektup yazmaya koymaz

Bu evin cazıları

 

Mani yazdım vardı mı

Kimse bilmez derdimi

İçerimden yanıyom

Mevlam etsin yardımı

 

Su dağın ardı meşe

Gün kalka gölge düşe

Yarinden ayrılanın

Evine figan düşe

 

Köyün yolu dar midir

Minaresi var midir

Yarimi eller almış

Acep aslı var midir

 

Karşıda pür kesiyor

Efil efil esiyor

Ben yarime ne dedim

Durup durup küsüyor

 

Şu dağlar demirdendir

Geçen gün ömürdendir

Feleğin bir kuşu var

Pençesi demirdendir

 

İnce ceviz dallan

Sıvamış ak kolları

Nereden geçeceksen

Bekleyeyim yolları

 

Köyüm köyüne bakar

Ateşin beni yakar

Etme bu kötülüğü

Yine yüz yüze bakar

 

Şu dağları delemedim

Hiç yanına gelemedim

Eller erdi muradına

Ben murada eremedim

ANA SAYFA

www.hekimhan.com

www.hekimhan.org

www.hekimhanhaber.com