Hoca minarede sela veriyor
Vatandaşlar birbirine soruyor
Kimmiş ölen onu arıyor
Meğer ölen oğlum haberim yoktur.
Hekimhan’dan yolcu ettim elinen
İstanbul’dan haber geldi telinen
Gideli yerine 15 gün oldu
Acı
haberini aldım elinen
Sıladan gideli 15 gün oldu
Uyan oğlum uyan sana ne oldu
Sana kavuşmamız mahşere kaldı
Yazın kara imiş kime ne diyem
Yıl
83 eylül in on beşi
Sorarsanız dostlar 43 tür yaşı
Ecele o yaşta verdi bu başı
Sonsuz yolculuğa gidiyon yavrum
Alacahan da cenazeni bekledim
Derdime derdi orda ekledim
Yavrulardan gözyaşımı sakladım
Onlarda benimle yanmasınlar diye
Metinin haberini aldım telinen
Cenazeni karşıladım elinen
Her
zaman karşılardım gülünen
Kara giyip karşılayan ben oldum
Yığma dedikleri seni vatanın
Nerde kaldı canı cana katanın
Gözü yaşlı bağrı yanık atanın
Gözleri yollarda seni bekliyor
Kara günlerimi unuttum derken
Sana ölüm geldi çok erken
Anan öldü ama baban sağ iken
Kaderin böyleymiş kime ne diyem
Ölümünden evvel görmüştü düşü
Almıştı gidiyordu bir işi
Bilmiyordu Hekimhan’a gelecek naşı
Sonsuz yolculuğa gidiyon oğlum
Ne
hayaller kurdun yavrular için
Gece gündüz çalıştın bunun için
Aklına getirmedin ölümü niçin
Yazın kara yavrum kime ne diyem
Şu
karşı ki evde fuan eden var
Yatırmıyor dostlar ahu zar
Bülbül fuan ediyor gül olmuş her
Yaşasamda dostlar gayri ben gülmem
Dostlar derdime deva isterim
Gidiyorum bana bir yol gösterin
Yaram açılmadan vurun reşterin
Kurtulamam dostlarım ben bu yareden
Her
viranede baykuş ötermi
Yanmayan ocakta tütün tütermi
Ölen oğlum vadesini savuyor
Geride kalanlar matem tutarmı |
Yükledim yükümü gam ile dolu
Yağan yağmur değil bakınız tolu
Gidiyorum amma bakın yitirdim yolu
Dostlar bu yolu bulamam gayrı
Ne
gündüzüm gündüz ne gecem gece
Kelimeyi unuttum okuyum hece
Koca dünya oldu
bana cüce
Geçmiyor vakıtlar gönül hoş değil
Gam
ile yoğrulmuş senin hamurun
Ne
çabuk yağdı senin hamurun
Kaderimi harman edip savurun
Eğer götürecek rüzgar olursa.
Geceler karanlık sabah olmuyor
Yüküm gam dolu başka almıyor
Gideceksin diye beni salmıyor
Felek penceresine düşte gör oğlum
Kadir mevlam sana nettim neyledim
Her
zaman derdimi ayan eyledim
İçimde olanı sana söyledim
Garip garip ölenime ne dersin
Söyleyin bülbüle gülde ötmeye
Dizimde takat yok yola gitmeye
Oturup ağlayıp fuan etmeye
Yaş
kalmadı didemde feryat etmeye
Bülbül her zaman gül için ağlar
Viraneye dönmüş bahçeler bağlar
Derdi olanlar durmadan ağlar
Ben
ağlamayım da kimler ağlasın
Yüce dağ başında yatan evliya
Derrtli olanlar derdini söyleye
Dayanıla da sabır eyleye
Ben
nasıl dayanam bu dertlere yavrum
Bir
insanın yolu böyle tozarsa
Kahpe felek alın yazını yazarsa
Kaderinde gelip bunu bozarsa
Şikayeti kime yapalım yavrum
Çocukların kara giymiş ağlıyor
Kahpe felek ellerini bağlıyor
Gelmiş ezrail ipini yağlıyor
Asmak için dar ağacı bulursa
Benim gibi dostlarım düşmeyin dile
Yavrularım geliyor tutmuş el ele
Mezarın başına bir ağaç dikin
Yavrularım gele gölgelene
Kahpe felek sana içimi döktüm
63
yaşımda belimi büktün
Ağzımda dişlerin hepsini döktün
Yazım böyle imiş kime ne diyem
Kahpe felek bu benim alın yazım
Dostlarım mezarını derin kazın
Baş
taşına genç öldü diye yazın
Emir büyük yerden kime ne diyem.
|