www.hekimhan.com

          

Tuncay ALTUNOĞLU

İlçe Müdürü

2005-2006 YILI TARIM VE HAYVANCILIK ÇALIŞMA RAPORU

            1-) TEŞKİLAT YAPISI        : Tarım İlçe Müdürlüğümüzde 2 adet Ziraat Mühendisi,bir tanesi  (İlçe müdürü), 1 adet Veteriner Hekim, 1adet Ziraat Teknikeri, 2 adet Makine Teknisyeni  2 adet büro memuru, 1adet yardımcı hizmetler memuru, 2 adet  kadrolu işçi   çalışmakta olup toplam İlçe Müdürü dahil 11 personel vardır. İlçe Müdürlüğümüzdeki idari personel ve yardımcı hizmetler personeli yeterli olduğu halde teknik ve sağlık personeli sayısı yetersizdir. İlçe Müdürlüğümüz hizmetlerinin daha verimli yürütülebilmesi için en az   2 adet Ziraat teknisyeni veya teknikeri ve 2 adet Veteriner Sağlık Teknisyenine ihtiyaç vardır.

Güzelyurt Beldemizde ve Kurşunlu Beldemizde 1 er adet Tarım Danışmaları görev yapmaktadırlar.

2)- TARIMSAL AÇIDAN MEVCUT  DURUM    : Malatya’ da yaklaşık 7 milyon kayısı ağacından her yıl 250-300 bin ton yaş kayısı üretimi yapılmaktadı, elde edilen yaş kayısının büyük bölümü kükürtlendikten sonra kurutulmaktadır. Yıllık 50-120 bin ton kuru kayısı üretiminin %90-95 ‘ lik gibi çok önemli bölümü yaklaşık 100 ülkeye ihraç edilerek yılda 150-200 milyon dolar arasında döviz elde edilmektedir. Kayısı ekonomisine yaptığı katkı nedeniyle bugün Malatya ilinin vazgeçilmez ürünüdür.

    49 adet köyü bulunan İlçemizin yüzölçümü 1.786.860 Da. dır. Denizden yüksekliği 1075 metre olup,son derece engebeli bir arazi yapısına sahiptir,yıllık yağış ortalaması 340 mm. DİE. Yağışlar mevsim itibariyle kış ve ilkbahar döneminde yağmaktadır. Yağış durumu Tarımsal Üretim miktarını belirleyen en önemli faktörlerdendir.        2005  Yılı içerisinde Çiftçi Kayıt Sistemi  – Doğrudan Gelir Desteği çalışmaları kapsamında  4422 adet çiftçimizin kaydı yapılmış olup, Çiftçilerimize ait çiftçi kayıt formları ve başvuruları kabul edilerek veri girişleri yapılmıştır.

 

İlçemiz yüzölçümünün %18.9’u tarım alanı,  % 51.33’ ü  çayır-mera ve fundalık – ormanlık,  %29.8’lik alan ise kültür dışı ( taşlık,kayalık,yerleşim alanları,su satıhları) alandır.

ARAZİNİN KARAKTERİ                        

MİKTARI (ha)

TOPLAM ALAN(ha)

KÜLTÜR (TARIM) ALANI

SULANAN  ARAZİ

12.764

33.803

SULANABİLİR  ARAZİ

3.840

SUSUZ ARAZİ

17.199

TARIM DIŞI ALAN

ÇAYIR-MERALAR

115.320

138.940

ORMAN VE FUNDALIKLAR

23.620

KÜLTÜR DIŞI ALAN

TAŞLIK-KAYALIKLAR

10.785

11.657

SU SATIHLARI

207

YERLEŞİM ALANLARI

665

TOPLAM ALAN (ha)

184.400

184.400

 

ARAZİNİN VASFI

TARLA

MEYVE

SEBZE

BAĞ

TOPLAM(ha)

SULANAN

 7.020

4.595

1.149

-

12.764

SULANABİLİR

17.199

 

 

 

17.199

SUSUZ

2.995

-

-

845

3.840

TOPLAM

27.214

4.595

1.149

845

33.803

 

            İlçemiz Merkez ve Köylerinde meyve vermeyen toplam 290.000 adet kayısı, 9.500 adet ceviz, 2.000  adet elma ve 5.200 adet armut ağacı bulunmaktadır. Meyve ve bağ alanları toplam 81.300 dekar,toplam tarım alanlarının (338.030 da.) %24‘nü oluşturmaktadır. Toplam tarım alanının %75.6 sını (255.600 da. ) tarla alanı ve % 0.33 sini (1.130 da.) sebze alanını oluşturmaktadır.

İlçemiz merkez ve köylerinde meyve üretimi bakımından kayısı birinci sırayı almakta ve en önemli gelir kaynağını teşkil etmektedir. Kayısıcılıkla ilgili son beş yılın istatistik bilgileri aşağıya çıkarılmıştır.

Meyve Türü  :      Ürün veren Ağ. Adedi :        Üretim(Ton) :     Verim Kg/Ağaç) :    

Kayısı (2001)                  550.000                               24.750                        45 

            Kayısı (2002)                  590.000                               16.250                        28  

Kayısı (2001)                  625.000                               21.875                        35 

Kayısı (2004)                  675.000                                 8.100                        12 

Kayısı (2005)                  705.000                              45.825                          65

 

İlçemiz kayısı üretimindeki verim düşüklüğünün en önemli sebebi çiçek ve körpe çağla  döneminde meydana gelen ilkbahar geç donlarıdır. Ayrıca İlkbahar mevsiminde havaların yağışlı geçmesinden dolayı çiçek monilyası   hastalığı büyük hasar vermektedir. 

2003 Yılında İlçemiz Güzelyurt Beldesinde 1 adet örnek kükürtleme odası yapılmıştır.

            Hekimhan ilçemizde üretilen ürünlerin bazı ürünlerin 2005 yılı itibariyle il bazında % oranları aşağıda belirtildiği şekildedir.

ÜRETİLEN ÜRÜN

ALANI (da)

YÜZDESİ

KAYISI

42.077

%7.14

BUĞDAY

132.200

%11.89

NOHUT

9.994

%36.29

CEVİZ

299

%40.29

ARPA

5.847

%1.33

                                   

3 - ) ÇİFTÇİLERİN TARIMSAL ÜRÜNLER MEYVE VE TAHIL ÜRETİME BAZINDA KARŞILAŞILAN SORUNLAR

a-) KAYISI    :

            Bugün kayısı yetiştiriciliğinde ülkemizin iki temel  sorunu vardır.

                                      I.      ilkbahar geç donlarının neden olduğu ürün kayıplarıdır. Çiçek veya küçük meyve dönemine rastlayan ilkbahar geç donları, diğer meyve türlerine göre daha erken çiçek açıp gelişmeye başlayan kayısı ağaçlarında önemli zararlar vermektedir. Bazı yıllar, kayısı rekoltesini ilkbahar geç donları tayin etmektedir.

                                     II.      Özellikle ilkbahar geç donlarının zarar vermediği yıllarda ürünün bol olmasına bağlı olarak pazarlamada yaşanan sıkıntılardır. Kuru kayısı rekoltesinin yüksek olduğu yıllar bir kilogram kuru kayısının ihraç fiyatı üç dolardan bir dolara kadar düşmektedir. Türkiye dünya kuru kayısı üretimi ve ve ihracatında  birinci sırada yer almasına karşılık yaş kayısı ihracatı oldukça düşük olup yıllık 3-5 bin ton arasında arasın da değişmektedir.

            Kayısı yetiştiriciliğinde; bahçe tesisinde  fidan döneminde taçlandırmanın yüksekten yapılması,kayısı ağacına verilecek kimyasal gübre miktarı ve ağaca verilme şeklinin  yanlış uygulanması,kimyasal ilaç dozlarının yanlış hazırlanması ve uygulamanın zamanında yapılmaması, sulama zamanı , sulama aralıkları ve verim budaması  konularında uygulama eksikliği görülmüştür. Ayrıca ilçemizde kayısı pazarlamacılığı konusunda bir çiftçi birliği oluşumu bulunmaması önemli bir eksikliktir.

Kayısıda yaşanan sorunlar şu şekildedir.

a)     %54 Pazar,

b)     %19 aşırı kükürt,

c)      %14 ilkbahar geç donları,

d)     %13 hastalık ve zararlılar şeklinde olmaktadır.

 Bugün ve gelecekte kayısının en büyük sorunu pazarlama da yaşanan sorunlar ve gelecekte yeni pazarların bulunamamasıdır. Üretimde yaşanan sorunlar ilkbahar geç donları ve bazı yıllar önemli kayıplara yol açan hastalık ve zararlılardır.

Kaysının son yıllarda ekonomik değerinin düşük olmasından dolayı İlçemizde de alternatif tarım ürünlerine yönelim olmuştur ve bu ürünlerin başında da Hekimhan cinsi ceviz gelmektedir. Fakat İlçemizde ceviz fidancılığı yapılmadığından aşılı ceviz fidanları dikilmemektedir tohumdan yetiştirilen yerli çeşitlerin kullanılması,gerekli zirai mücadelenin yapılmaması nedeniyle antraknoz hastalığından dolayı verim düşüklüğü olmaktadır.                           

İlçemiz için Hekimhan cinsi kaliteli ağaçlarda alınacak kalemlerle yapılacak aşılamalar sonucu elde edilecek fidanlarla yapılabilecek ceviz üretimi hem çok yüksek verimli olacak  hemde ulusal piyasada çok iyi tanınan bu çeşit meyvenin pazarlama problemi olmayıp yüksek bir gelir kaynağı olacaktır.

            Bunun için Devlet fidanlıkları, özel fidanlıkların veya ilçemiz çiftçilerinin aşılı Hekimhan cinsi ceviz fidanı yetiştirmeleri gerekmektedir.

b-) ARMUT   :

            İlçemiz genelinde armutların büyük kısmı düşük verimli yerel çeşitlerdir. Armut ağaçlarından ateş yanıklığı hastalığı verim düşüklüğünün en önemli nedenidir.

c-) BAĞCILIK          :

            Bağlarda teknik bir yetiştiricilikten ziyade geleneksel üretim usulleri etkili olmaktadır. Kimyasal üretime gerekli önem verilmemektedir. Pazar imkanı ilçe dahilinde sınırlıdır. Belirtilen bu sebeplerden dolayı verim olumsuz yönde etkilenmektedir. Yine ilçemiz alternatif tarım yönetimi olarak yüksek terbiye sistemli bağcılık geliştirmelidir.

d-) TAHIL ÜRETİMİ            :

            Buğday ve arpa üretiminde gübreleme ve toprak işleme yeterince bilinçli yapılmamaktadır. Nohut üretiminde yerel çeşitler kullanılmakta, yerel çeşitlerin antraknoz hastalığına dayanıksız olduğundan dolayı ekim döneminden sonra yağışlı geçen yıllarda verim kaybı olmaktadır.

e-) NOHUT   :

            Nohut da ilçemizde yetiştirilen bir tarla ürünü olup, yıllardır aynı tohumlu kullanıldığı için verim düşüklüğü meydana gelmiştir. Nohutta hibrit tohum kullanılarak ve gerekli zirai mücadele yapılarak verim artışı sağlanabilir. Müdürlüğümüz tarafından 2005 yılı ilkbahar da çiftçilerimize ekimini sağlamak için hibrit tohumluk  temin edilerek ekimi sağlanmıştır.

            İlçemizde sulama suyu kaynaklarının çok sınırlı olup, sulanabilen alanlarda kayısı yetiştiriciliği yapılmaktadır. Bu sebeple kayısıcılığın dışındaki sulu  tarım çok az yapılmaktadır.

Yukarda sıralanan tüm problemlerin çözümü amacıyla Tarım İlçe Müdürlüğümüz imkanları dahilinde çiftçilerimize yönelik her türlü eğitim ve yayım çalışmaları yapılmakta olup, kayısıda kükürt oranının %0.2 nin altına düşürülmesi amacıyla 2004 ve 2005 yılları hasat mevsiminde çiftçilerle birebir ilgilenmek üzere 2 adet kükürtleme danışmanı ilçemiz ve köylerinde görevlendirilmiş olup, gerekli yayım çalışmalarını yapmışlardır.

4- ) Kayısıda Pazarlamayla  ilgili sorunlar ve çözüm önerileri

Pazarlamaya ilişkin sorunları taze ve kuru kayısı olmak üzere iki aşamada ele almak gerekmektedir. Bu amaçla taze ve kuru kayısıda ortaya çıkan pazarlama sorunları incelenmiş ve bu sorunlara yönelik çözüm önerileri aşağıda belirtilmiştir.

1)     Üretilen kayısının kurutmalık çeşitler olması (Hacıhaliloğlu, kabaaşı vb) ve pazara götürülen kayısıların sadece (l.sınıf) olanlarının satılması ve bozulma riski nedeniyle taze kayısı satışını pek tercih etmemektedir.

2)     Üretilen taze kayısının kaliteli olanlarının satılması ve geriye kalanların kurutularak değerlendirilmesi durumunda, kalitesiz kuru kayısı üretiminin söz konusu olduğunu, bu sebeple, pazarlamada  önemli sorunlarla karşılaştıkları bilinmektedir. Bu durum ise, işletmelerin pazarı ve getirisi daha fazla olan kuru kayısı üretimi yapmalarına yol açmıştır.  Nitekim, yeni tesis edilen kayısı bahçelerinde, pazarın bu yönü ve “ Ne satılacaksa o üretilir” prensibi dikkate alınarak, kurutmalık çeşitlerin yetiştirilmesine ağırlık verilmektedir.

3)     Soğuk hava depolarının bulunmaması nedeniyle, taze kayısının muhafazasının mümkün olmadığı  bilinmektedir. Bu durum ise, taze kayısı satışından caydıran önemli bir etken olmaktadır.

4)     Taze kayısı taşıma masraflarının yüksek olmasıdır. Verimi yüksek, iri meyveli ve dayanıklı olan çok kaliteli taze kayısı çeşitleri (Hasanbey vb) yetiştirilmektedir. Mevcut olan bu potansiyel iyi değerlendirildiği takdirde, taze kayısı içinde bir Pazar ortamı yaratmak mümkündür. 

5)     Taze kayısı işleme tesislerinin kurulması ile taze kayısı için bir talep yaratılacaktır ve kuru kayısıda yaşanan pazarlama sorunları giderilecektir. Bu amaçla, taze kayısı işleme tesislerinin kurulması yönünde teşvikler verilmelidir.

6)     İşletmelerin taze kayısı pazarlamasında karşılaştığı sorunlardan birisi ise ambalajlamadır. Ancak, ambalajlama yapılmasa bile, meyve hasatının çok özenle yapılması (özellikle hasadın elle yapılması) ve kayısıların yerleştirildiği kapların düzgün olması önemli bir husustur.

7)     Taze kayısıda ortaya çıkan pazarlama sorunlarının çözüme ise reklamladır.

Kuru kayısı pazarlamasında önemli olarak görülen diğer sorunlar ise,

a)      Pazar bulma zorluğu,

b)     tüccarlar arasında rekabetin olmaması yada piyasanın çok az sayıdaki tüccar tarafından yönlendirilmesi,

c)      ihracatın az olması,

d)     kuru kayısı satışında alıcıların ödeme şekli ve zamanına uymaması, ödeme şeklinin genellikle peşin olmaması,

e)     kuru kayısı ihracatçılarının ihracatta fiyatı düşürmeleri ve bu durumun üreticiye yansımaması,

f)        düşük fiyatla alım yapmak amacıyla, kalite dikkate alınmadan üreticinin ürününe fiyat verilmesi.

 

            SERACILIK   : Hekimhan ilçemizde şimdiye kadar 7 adet sera kurulmuş olup, bu seralardan sadece sarıkız köyünde bulunan sera   faal durumdadır. Diğer seralar ise hava şartlarından dolayı ve

                        5- ) HAYVANCILIK DURUMU :

            İlçemizde çevresel şartlar kültür ırkı hayvan yetiştiriciliği açısından  yeterince uygun olmadığından gerek küçük baş ve gerekse büyük baş hayvan yetiştiriciliğinde daha çok melez ve  yerli ırk yetiştirilmektedir.                                                          

 Müdürlüğümüz tarafından  yüksek verimli kültür ırklarının çoğaltılması amacıyla suni tohumlama çalışmaları devam etmekte; İlçemizde besiciliği geliştirmek amacıyla Hekimhan Tarım Kalkınma Kooperatifi ile İl Müdürlüğümüzün ortak çalışmaları neticesinde 50 adet çiftçimize 2 dönem halinde toplam 1000 adet sığır 2005 yılı içerisinde getirilmiştir.

                       

Hayvanın Cinsi :    Yerli Irk  :               Kültür ırk  :                   Melez   :

            Büyükbaş                            1.770                           3.050                                2.045

           Küçükbaş                          13.270                            2.950                                     -

            2005 Yılında ilkbaharda 4400 Büyük ve küçük baş hayvana şap aşılaması yapılırken, sonbaharda 1640 adet Büyükbaş ve küçükbaş hayvana şap aşılaması yapılırken Temmuz – Ağustos aylarında 3500 adet koyuna antrax şarbon aşısı yapılmıştır.

İlçe merkezi ve ilçeye bağlı köylerde  Tarımsal faaliyetler bitkisel ve hayvansal üretim olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Genellikle bitkisel üretim yapan çiftçilerimiz kayısı ve ceviz yetiştiriciliği yapmakta olup,  son yıllarda kayısı fiyatlarındaki gerileme ve ilçedeki çiftçilerin tarım arazilerini bilinçsiz değerlendirmesi , kayısının haricindeki üretimin olmaması ve bunun yanı sıra ceviz armut ve diğer meyvelerde üretimde azalmalar meydana gelmiştir.

 İlçemizdeki hayvansal üretim faaliyetleri ise genellikle ev ihtiyacını karşılayacak kadar büyük baş yetiştiriciliği ve bazı köylerimizde hızla azalan küçükbaş hayvan yetiştiriciliğinden ileri gitmemiştir. Son zamanlarda kayısının değer kaybetmesi  insanlarımızın geçim kaynağı olarak hayvancılığa yönelmesine  neden olmuştur.

İlçemizin 49 köyünde çiftçilik yapan köylülerimizin meyvecilik ve diğer tarım faaliyetleri dışında geçim kaynaklarından biride hayvancılıktır.İlçemiz zengin mera , çayır ve otlaklara sahiptir. Büyükbaş sığır yetiştiriciliğinde yerli ırklar  ağırlıklı olmakla birlikte kültür melezi ırklar  ve kültür ırklar da mevcuttur.

Tarım arazilerinin kısıtlı olan köylerimiz hayvancılıkla uğraşmaktadırlar. Rakım olarak yüksek olan bu köylerimiz daha çok yerli hayvanlar kullanılmaktadır. Bu hayvanlar  kışın karlı mevsimleri (3 –4 ay) hariç yılın büyük bir bölümü dışarıda otlatılarak beslenmektedirler.Bu köylere örnek olarak Karapınar, Taşoluk, Akmağra,Basak, Aşağısız, Yukarısaz, Dikili, Çimenlik,Delihasanyurdu,Yukarı Selimli, köyleri sayılabilir. 

Bahçe ve tarla bakımından diğer köylere göre daha çok toprağa ve imkanlara sahip olan yerleşim yerlerinde ise daha çok kültür ırkları ve melezleri hayvanlar  birer adet yetiştirmektedirler.Bu tür hayvancılık yapan çiftçilerimize örnek olarak Güzelyurt Kocaözü Hasançelebi belde belediyeler ininde yaşayan vatandaşlarımızı sayabiliriz.

Yerli ırklardan laktasyonda(bir sağım döneminde 300-3005 gün) 1000-1500kg süt elde edilmektedir. Kültür ırklarında Montofon  ve Simental ırkları süt ve besi yönü gelişmiş olduğundan kombine verimli hayvanlar olup Laktasyonda süt verimi 4000-5000kg civarındadır. Holştayın ırkı da süt verim yönü gelişen kültür  ırkı olup laktasyonda süt verimi 8000-9000kg civarındadır.

 İlçemiz genelinde büyük küçüklü  1900 adet işletme bulunmaktadır.Hayvancılık yapan 5900 adet Büyükbaş sığır bulunmakta olup bunun 900 adeti Kültür ırkı, 2500 adeti Kültür Melezi ,2500 adeti Yerli ırklardan oluşmaktadır.

12300 adet  koyun 2700 adet kıl keçisi bulunmaktadır. Küçük baş hayvancılıkta ise ak karaman ırkın koyunları ve kıl keçisi yetiştiriciliği yapılmaktadır.2005 yılı haziran ayında  ilçemiz İpek yolu belediyesi Akpınar beldesinde 75 adet Saanen keçi yetiştiriciliği projesi özel idare destekli %50 vatandaş iş birliği dahili  girişimler sonucu Saanen keçisi getirilmiş olup bölgeye adaptasyonu  sağlanmıştır.

 5- a)HAYVANCILIĞIN GELİŞMESİNDEKİ SORUNLAR:

İlçemizde hayvancılığın gelişmesi için aşağıdaki sorunların giderilmesi            gerekmektedir.

1-     Hayvan Islahı Çalışmaları:

 

Hayvan ıslah çalışmalarının en etkili yöntemi verimli SUNİ TOHUMLAMA     hizmetidir. Suni tohumlamanın bir çok faydası vardır. Verimli  ve bölgeye uyum sağlayan kültür ırkı hayvanlar elde edilmektedir. Bunun dışında  tabi tohumlama boğaları ile yapılan tohumlamalarda  Genital yollarla geçen birçok hastalıklar (Brucella v.b.) görülmektedir. 

 Hayvan ıslahı  çalışmalarının yetersiz kalması çiftçilerimizi yerli ırk boğalarla bilinçsiz bir şekilde kültür  ırklarıyla birleştirerek bu ırkların  bozulmasına sebep olmuştur. Bu sebeplerden dolayı büyük başlarda yeterli ilerlemeler sağlanamamıştır.

         İlçe Tarım Müdürlüğümüz tarafından 2004 yılında atılan 164 adet Suni Tohumlamadan 125 adet Kültür ırkı buzağı elde edilmiştir. 2005 yılı Mayıs ayına kadar  Tarım İlçe Müdürlüğümüz ağırlıklı olarak Suni tohumlama hizmetleri yapılıyordu. Ülkemizde suni tohumlama işlemlerinin özel veteriner hekimlerine devredilmesinden sonra ilçemizde de  (Mayıs 2005) bu işi özel veteriner hekimler almışlardır. Fakat vatandaşlarımızın birçok defalar tohum attırmalarına rağmen hayvanlarının kısır kaldığını ve yeterli verim elde edemediklerini bunun sonucunda da boğalar götürmek zorunda kaldıklarını bildirmişlerdir.

 

ÇÖZÜMÜ  :  İlçemizde Suni Tohumlama Çalışmalarını artırmak kültür ırkı yüksek verimli   bölgeye uyum sağlayan buzağılar elde etmektir.

 

2-Yeterli miktarda Kaba yem ve kaliteli Kesif yem Üretiminin  Sağlanması:

Çiftçilerimizin hayvanlarına yedirebilecek kaliteli yem bitkilerini üretmesi gerekmektedir.

İlçemiz dışından gelen Yem Sanayi tarafından düşük kalitede üretilen kesif yemlerin (Besi,Süt yemleri) elinden kurtarmak için kalitesi yüksek kaba yem ve kesif yem  bitkilerini üretebilmek bölge hayvancılığının hizmetine  sunmak.   

 

Bunun sebeplerine yeteri miktarda toprakların bilinçsiz kullanımı ve sulanabilir arazinin azlığıdır..

 

               ÇÖZÜMÜ  :   Kaliteli kaba yem bitkisi olan Yonca fiğ korunga gibi yem bitkilerin daha da ekimini artırarak Tarım bakanlığı tarafından desteklenerek ve teşvikli üretimi  yapılacaktır.

Mera ve çayırların daha iyi bir şekilde ıslah edilmesi gerekmektedir. Erken dönemde otlatmalar önlenerek  meraların zarar görmesine engellenecektir.

 

               3-Hayvan Barınakları: İlçemiz çiftçilerinin hayvan barınakları eski tip köy ahırlarıdır. Yeni tip modern ahırlar daha çok Kooperatifin  ahırlarında yapılmıştır.Yeni yapılan ahırların asma çatı sistemli üst ve yanlardan Havalandırma sistemli beton  altlıklar ve tahliye kanalları  bulunan işletmelerdir.

        ÇÖZÜMÜ :  Yeni kurulan işletmelere Tarım İl ve İlçe Müdürlüklerinden hazır 10’ar başlıklı 20 ‘şer başlıklı ahır tip ve projeler alınıp  uygun işletme binaları yapılması sağlanmalıdır.

 

               4-Hayvansal Ürünlerin pazarlamasındaki Sorunlar:

               Süt Pazarlamadaki Aksaklıklar:  İlçemizde  Süt Toplama Birliğinin olmayışı İlçemiz açısından bir noksanlıktır. Birkaç İneği olan çiftçilerimizin günlük süt üretimini yapmakta fakat toplayan bir birliğin olmayışı Rantabl havancılığın yapılmamasına neden olmaktadır.   Günlük evinin ihtiyacı dışındaki sütü değerlendirememek veya paraya çevirememek işletmelerin verimliliğini  olumsuz etkilemektedir. Ama günlük  süt toplamayan bir işletmenin varlığı ilçe süt inekçiliğini 3-4 kat artıracağı kanaatindeyim.

 

ÇÖZÜMÜ :  Devlet veya  Özel sektör  eliyle Süt Toplama Birlikleri Kurulması  ve işletilmesi sağlanmalıdır.

Besi Sığırcılığındaki Aksaklıklar Hekimhan Tarımsal Kalkınma Kooperatifinin  50 adet üyesi den ibaret olan ve her ahıra 10’ar baş olmak üzere toplam 500 baş besi danası kapasitelidir.  Besi başlangıcında yeterli hayvanın bölgemizde bulunmaması dışarıdan temini yoluna gidilmiştir. Dışarıdan getirmede Hayvanların ulaşım ve soğuk mevsimde yolculuk esnasında olumsuzluklara neden olup hastalanmaya sebep olmuştur. Besi işletmelerinin yem teminindeki parasal sıkıntılar yüzünden  merada  yaydırmaları sonucu istenilen verimi alamamalarına sebep olmuştur.

         İlçemiz köylerinde  ekstansif (merada yaydırılarak) besicilik yapılmaktadır. Bunlar piyasadan toplamış oldukları melez hayvanları yaz mevsiminde yayarak(5-6 ay)  daha sonrada yeterli boya eriştikten sonra yoğun ahır besisine alarak sonuca ulaşmaktadırlar.

         Ayrıca besi hayvanlarının besi sonunda güvenilir tüccarlara pazarlamada    ayrıca bir sorundur.

         Geçmiş yıllardaki kilo başına et teşviki vatandaşımızın üretimi artırma yönünden olumlu sonuçlar vermiştir.

6) – ARICILIK  DURUMU  :

İlçemiz genelindeki mevcut bitki florası  arıcılık  açısından uygunluğuna rağmen  arıcılık yeterli düzeye gelebilmiş değildir. Bunun sebepleri arasında  arıcılığın çok hassasiyet ve teknik bilgi gerektirmesi, gezginci arıcılık yapılmaması,arıların başta varova  paraziti olmak üzere diğer hastalıklara karşı aşırı hassasiyeti ve gerekli mücadelelerin zamanında yapılmaması arıcılığı sınırlayan faktörler arasındadır.

İlçemiz genelindeki arıcıların; fenni kovanla arıcılık yapmalarına rağmen, kovan başına alınan bal miktarının  (15 kg/kovan ) çok düşük olması yukarıdaki sebeplerden dolayıdır.

Müdürlüğümüze bağlı elamanlar tarafından yukarıda belirtilen problemleri çözüme yönelik olarak, her türlü eğitim ve yayım çalışmaları  ve mahallinde arı kontrolleri yapılmaktadır.

                                                                                                                                            

            İlçemiz dahilindeki  kovan sayısı,çeşidi ve kovan başına bal üretimi aşağıya çıkarılmıştır.

Kovan çeşidi           Adedi     :      Bal üretimi(kg) :            Verim Kg/Kovan :

            Fenni kovan                 9.670                      145.050                                 15

                  Adi kovan                      400                           2.000                                  5   

           

7-)   YEM BİTKİLERİ PROJESİ ÇALIŞMALARI   :

       24/3/2005 tarihli ve 25765 sayılı resmi gazetede yayımlanan Yem bitkilerinin desteklenmesi  kapsamında ilçemiz merkez ve köylerinde 31  çiftçiye Yem bitkileri projesi yapılarak 20 çiftçimiz  toplam 621,450 dekar adi fiğ ekimi, 8 Çiftçimiz  178,240dekar Silajlık Mısır  ekimi ve 3 çiftçimiz 24,509 dekar yonca ekimi yaptırılarak proje kapsamında  35.250,60 YTL nin çiftçilere ödenmesi için Ziraat bankasına ödemeleri yazılmıştır.

8-) – ÇİFTÇİ EĞİTİM ŞUBESİ  :  Müdürlüğümüz tarafından 2005 yılı içerisinde çiftçi eğitim şubesi tarafından yaplan çalışmalar aşağıya çıkarılmıştır.

ÇİFTÇİ TOPLANTILARI

Konusu     :                                                  Yapılan toplantı sayısı  : Katılan çiftçi

Arılarda  İlkbahar bakımı                                                             1                                    55

Silajlık Mısır Yetiştiriciliğin Öğretilmesi                                      3                                    47

Ceviz Antraknozu hastalığı ile Mücadele                                       4                                    45

Elma İç Kurdu Zararlısı ile Mücadele                                            2                                 25

Kayısıda Kükürtleme Tek.Dikkat edilecek husus.                            4                                 72

Arılarda Sonb.bak ve  kovanlarının kışa hazırlanması                    2                                 40

Kayısı Ağaçlarında Sonb. Mücadelesi                                            3                                  45

    

      Demastrasyon Uygulamaları :    Nohut Demastrosyon çalışması yapılmaktadır. İlçemizde Kurşunlu beldesinde Güçlü köyünde Cemal BERKTAŞ tarafından yapılmaktadır.                                       

                                                                                     

Konusu                              :       Köy sayısı :      Çiftçi sayısı :       Yap.

 

            Kayısı ağaçlarında İlkbahar Mücadelesi ve

            Bordo bulamacının hazırlanması                                  4                       14                      16

            Bağlarda  budama tekniği                               4                       14                      18 (Omca)

            Kayısı Ağç. Sonbahar ilaçlama tekniği                 4                          14                      14

 

 

Tarla Günlerine ait  Uygulamalar:         Köy sayısı :      Çiftçi sayısı :       

            Seralarda kurulan damla sulama sistemi ve

            Sulama sisteminin öneminin anlatılması                2                       10

           Bağlarda Budama Tekniği                                    4                         12

          Kayısıda Sonbahar İlaçlama Tekniği                     4                       14

 

 

    9-) HAYVAN SAĞLIĞI   : 2005 yılında 164  baş ineğe sun’i  tohumlama yapılmış bunlardan 125 adet kültür ırkı buzağı elde edilmiştir. 3600 adet büyükbaş, küçükbaş ve tek tırnaklı hayvana şarbon aşılaması yapılmıştır. 5.000 adet büyükbaş ve  küçükbaş hayvana Şap aşılaması, 400 büyükbaş ve küçükbaş  hayvana Burucella aşılaması, köpeklere kuduz aşısı kampanyası düzenlenerek 80 adet köpeğe kuduz ve karma aşılaması yapılmıştır.2.000 adet kanatlıya Newcastle  aşılaması, 17.500 adet büyük ve küçükbaş  hayvanda sağlık taraması yapılarak çeşitli hastalıklara karşı aşılandı. 

2005 Yılı itibariyle 2 adet Hastalık çıkışı olmuştur. Yukarı Selimli Köyünde Elmalı mezrasında koyun brucella hastalığı çıkmış alınan idari ve fenni tedbirler sonucu söndürülmüştür. İlçemiz Yukarısaz köyünde şap hastalığı çıkmış olup alınan idari ve fenni tedbirler sonucunda söndürülmüştür.

10- )BİTKİ KORUMA ŞUBESİ  : Müdürlüğümüz tarafından İlçemizde faaliyet gösteren Zirai İlaç bayilerinin kontrolleri yapılarak tarihi geçmiş bozuk zirai ilaçların satışı önlenmektedir.

2005 yılında yapılan mücadele çalışmaları aşağıya çıkarılmıştır.

Yapılan Mücadelenin Adı :                             Mücadelenin yapıldığı (Ton-Ağç-da):

            Sürme                                                                                                   1000 Ton

            Nohut Antraknozu                                                                                      20  “

            Nohut yaprak Sineği                                                                                 100   da.

Nohut Mercimek yeşil kurdu                                                                      300    “

Kayısıda  Monilya                                                                                400.000 Ağç.

Kayısıda Yaprakdelen                                                                          400.000      “

            Meyvede Çinko Noksanlığı                                                                           150      “

           Meyvede Kloroz                                                                                         1.000      “

            Kahverengi Kabuklu Bit                                                                             5.000     “

            Meyve Ağ Kurdu                                                                                       4.500     “

Kayısıda Tomurcuk Tırtılı                                                                           300  Ağaç

Elma İç Kurdu                                                                                             500     “

Meyve Hortumlu Böceği                                                                               500     “

Meyve Ağacı Yaprak Biti                                                                           7.500     “

Meyve ağacı akarları                                                                                 3.500     “  

Bağ küllemesi                                                                                              200    Da.

            Patates Böceği                                                                                            200     “

            Sebzede Yaprak Biti                                                                                   150     “

            Sebze ve Bostanda Danaburnu                                                                    150     “

            Sebze ve Bostanda Bokurt                                                                           150     “  

           Tarla Faresi                                                                                                1000     “

           Kör Fare                                                                                                      100     “

Hububatta Yabancı Ot                                                                                 600     Da.

Tarla Sincabı                                                                                              2000    “

Yukarıda belirtilen Mücadele çalışmaları  yönetimli çiftçi  uygulaması ile yapılmıştır.

           

11 -) DESTEKLEME VE KONTROL ŞUBESİ : İlçemizde faaliyet gösteren Kimyevi Gübre bayilerinin kontrolleri yapılarak ürüne göre gübre verilmesinin yararları konusunda bilgilendirilmektedir.

            İlçemizde faaliyet gösteren Fırın ve diğer esnafların kontrolleri ilçe müdürlüğümüzde görevli bir Veteriner Hekim ve bir adet Ziraat Mühendisi olmak üzere gıda kontrollerinde görevli 2 elaman tarafından yapılmaktadır. Tarihi geçmiş bozuk malların satışı engellenmekte ve temizlik konusunda gerekli hassasiyetin gösterilmesi sağlanmaktadır.  

 

12 -) İLÇE TARIM MÜDÜRLÜĞÜ VE ÖZEL İDARE TARAFINDAN YAPILAN PROJELER

Kaymakamlık Özel İdare Müdürlüğü  ve Tarım İlçe Müdürlüğümüzün ortak çalışmaları ile İlçemizde Süt keçiciliğini geliştirmek amacıyla yavru verimi ve süt verimi yüksek olan Saanen keçi yetiştiriciliği projesi yapılarak Keçi fiyatlarının yarısı Özel İdare Müdürlüğünce ve kalan yarısı Çiftçi tarafından karşılanarak, 2004 yılı içerisinde İlçemiz İpekyolu beldesinde  6 adet Çiftçiye toplam 75 tanesi proje kapsamında  damızlık sanen keçisi getirilip dağıtılmıştır.

 

                                                                        Tuncay ALTUNOĞLU

                                                              İlçe Müdürü

TARIM VE HAYVANCILIK ÇALIŞMA

 

RAPORU

  

1999 yılı ve 2000 yıllarında Finansmanı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfınca karşılanan ve Vakıf-Tarım İlçe Müdürlüğü-Sözleşmeli çiftçi dayanışması ile uygulanan projeler aşağıya çıkartılmıştır.

            1 – 1999 yılı içerisinde ayrı ayrı iki defadan olmak üzere çiftçilerimize 52 adet Honstain cinsi süt sığırı dağıtılmıştır.

            2 –  2000 yılı içerisinde 110 büyük baş süt sığırcılığı Projesi yapılmış olup, üzere çiftçilerimize 52 adet Honstain cinsi süt sığırı dağıtılmıştır.

            3 -2000 yılı içerisinde 3250 adet Ceviz fidanı projesi hazırlanarak 3250 adet Yalova 4, Bilecik ve Şebin cinsi tüplü ceviz fidanı getirtilerek  dağıtılarak fidanların dikimleri yaptırılmıştır.

            4 -2000 yılı içerisinde 50 adet Sera projesi yapılarak   bir tanesi İlçemiz  kesiköprü mevkiinde, 1 adeti merkez Taşbaşı mahallesinde, 1 adeti Kocaözü kasabasında ve 2 adedi karaçayır köyünde olmak üzere  toplam 5 adet sera kurdurulmuştur.

            5 -2001 yılı içerisinde Finansmanı Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşma vakfı ve Projeyi uygulayacak Çiftçi tarafından karşılanmak üzere  İlçe Müdürlüğümüz ve Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşma vakfı ile ortaklaşa  Hekimhan Cinsi Ceviz fidanı Üretim projesi hazırlanmıştır.

            6 -2001 yılı içerisinde parasal finansmanı Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşma vakfı tarafından karşılanmak üzere Müdürlüğümüz  ve Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşma vakfı ile ortaklaşa  1000 baş koyunculuk  projesi hazırlanarak Vakıf tarafından ilgili plasman istenilmiştir.

                                                           7- Kaymakamlık Köylere Hizmet Götürme Birliği-Tarım İlçe Müdürlüğü ve Orman İşletme Şefliği ortak çalışması ile İlçe Merkezimizde boş bir hazine alanı tespit edilerek örnek ekonomik değeri olan orman ürünleri ve tarım ürünleri deneme ve teşhir alanı kurulma çalışmarına başlanmış olup burada fidan dikimleri gerçekleştirilmiştir.

 

                                                                                                                      Tuncay ALTUNOĞLU

                                                                                                                              İlçe Müdürü

 

HEKİMHAN’ DA  ORGANİK KAYISI YETİŞTİRİCİLİĞİNİN GENEL DURUMU

Çiftçi Sayısı                        = ...........10
Kullanılan Arazi                   =.....................750 (ha)
2005 yılında üretilen kuru kayısı=………450. TON
Organik ağaç sayısı             =.......................... 6.000

ORGANİK KAYISI BAHÇELERİNİN KURULMA ESASLARI EKONOMİK FAKTÖRLER

Ekonomik olanların yetiştiriciliği
Gelecekte arz talep dengesindeki sınırlamalar
Tüketim tercihlerinin değişmesi
Gelecekte girdi maliyetlerinde artış

YENİ BAHÇE TESİSİ

Bahçe tesisinden önce toprak analizi yapılmalı
Taban araziler yerine hafif meyilli alanlar tercih edilmeli (ilkbahar geç donlarından etkilenmemesi için)
Özellikle donlarda zarar görülen yörelerde kuzeye bakan yamaçlar tercih edilmeli
Kayısı genelde kuru,hafif,çakıllı topraklara iyi adapte olur ve kuvvetli gelişir.
Rutubetli ve taban suyu yüksek ,ağır killi topraklarda organik kayısı bahçesi tesis edilmemelidir.
Taban suyu yüksek olmamalıdır
Bahçe tesis edilecek arazinin derin geçirgen ,besin maddelerince zengin,tınlı ve kireçli topraklar seçilmeli
Üretim alanının hazırlanması sırasında, bu alanda bir önceki ürünün hasadından sonra kalmış olan bitki artıkları,elle veya makine ile toplanmalıdır.
Toprağı dikime hazırlamak için dipten kabartan ve yırtarak işleyen tırmık , kazayağı , çizelge, toprak frezesi gibi aletler kullanılmalıdır. Meyilli alanlarda meyil yönüne dik olarak işlenmelidir.

TOPRAK İŞLEME

Organik kaysı bahçesinde mevsimlere göre üç değişik zamanda toprak işleme ön görülmüştür, uygulanan sulama sistemine göre değişiklik gösterebilir.
Son baharda yapılan toprak işleme .
İlk bahar aylarındaki toprak işleme . Çiçeklenme veya küçük meyve döneminde olabilecek kök zararlanmaları çiçek ve meyve dökümünü artıra bileceğinden bu dönemde toprak işleme yapılmamalıdır .
Yaz aylarında toprak işleme .

SULAMA

Kayısı ağaçları genel olarak fazla sudan hoşlanmazlar. Ancak meyvelerin irileştiği ve olgunlaştığı yaz aylarında sulama gerektirir.
Yazı çok sıcak ve yağışsız geçen yıllarda 20-25 günde bir olmak üzere 4 - 5 kez sulama gerekir. Son sulamanın çok geciktirilmesi sürgünlerin kış soğuklarından zarar görmesine neden olur.
Sulama sayısı ve zamanı toprağın cinsine ve iklime göre değişir.
Yıllık sulama planı hazırlanmalıdır.
Organik kaysı yetiştiriciliğinde , sulama suyunun basınçlı yada basınçsız kapalı sulama teknikleri ile verilmesi esastır.
Kullanılacak olan sulama suyu analiz ettirilmeli ve TS 7739 standartlarına uygun olanı tercih edilmelidir.

 
BİTKİ BESLEME

Organik kaysı yetiştiriciliğinde her parsel için toprak ve yaprak analizi yaptırılması esastır.
Bitki besleme programının hazırlanması ve uygulanması kontrol veya sertifikasyon kuruluşunun kontrolünde yapılır.
Bitki besin maddelerinden ancak TS 12611 de yer alan maddeler kullanılabilir.
Çiftlikte üretilen organik maddeler, kompostlar ve mineraller ile kayaçların kullanılmasına müsaade edilir.
organik kayısı bahçelerinde kullanılacak olan organik gübrelerin de önceden analiz edilerek içinde bulundurdukları bitki besin maddeleri tespit edilmelidir.
Bitkinin daha iyi istifade etmesini sağlamak amacıyla kullanılacak olan çiftlik gübrelerinin C\N oranının 20’nin altında olması gerekir,bu ise iyi bir yanmayla sağlanır.
Gerek mineraller ve gerekse hümik asitlerin kullanımında sağlayacağı yarar bunların beraber kullanımı ile daha da artmaktadır.
Yeşil gübreleme amacıyla ekilmiş (mart ayı) bitkilerin toprağa karıştırılarak gömülmesi işlemi bitkilerin 1/3 çiçeklendiğinde yapılır.
Kompost yapımı organik yetiştiricilikte mutlaka yer almalıdır.

ORGANİK GÜBRENİN YETERSİZ KALDIĞI DURUMLARDA
AŞAĞIDAKİ MATERYALLAR KULLANILABİLİR

İsim Tanımlama/bileşime ait şartlar/kullanım koşulları
Çiftlik gübresi - Hayvan gübresi ve bitkisel materyal karışımını ihtiva eden ürünlerdir. - Kontrol ve/veya sertifikasyon kuruluşu tarafından denetlenmelidir. - Hayvan türleri belirtilmelidir.
Kurutulmuş çiftlik gübresi ve dehidre kanatlı gübresi - Kontrol ve/veya sertifikasyon kuruluşu tarafından denetlenmelidir. - Hayvan türü belirtilmelidir.
Kanatlı gübresi ve kompost çiftlik gübresini içeren kompost edilmiş hayvan dışkıları - Kontrol ve/veya sertifikasyon kuruluşu tarafından denetlenmelidir. - Kontrollü fermantasyon/uygun seyreltmeden sonra kullanılmalıdır. - Hayvan türü belirtilmelidir.
Sıvı hayvan dışkısı (şerbet) - Kontrol ve/veya sertifikasyon kuruluşu tarafından denetlenmelidir. - Kontrollü fermantasyon/uygun seyreltmeden sonra kullanılmalıdır. - Hayvan türü belirtilmelidir
Kompost edilmiş ev atıkları - Ayrıştırılmış bitkisel ve hayvansal ev atıkları kompostudur. - Kapalı toplama sistemi içinde üretilmiş olmalıdır. - Kuru maddede maksimum konsantrasyonlar (mg ve/veya kg) - Kadmiyum: 0.7 - Bakır: 70 - Nikel: 25 - Kurşun: 45 - Çinko: 200 - Civa: 0.4 - Kromiyum: 70 (toplam) - Kromiyum (VI):0 (tespit edilebilirlik limiti) - Kontrol ve/veya sertifikasyon kuruluşu tarafından denetlenmelidir.
Peat (Torf =Turbage) - Çiçekçilik, fide, fidanlık gibi bahçe bitkileri için sınırlı kullanılır. - Bitki kalıntılarının bataklık ve göllerde çökelmesi sonucu oluşan doğal organik maddedir. - Tipik analizinde % 5-25 humik asit ve minimum. % 20 organik madde içermelidir. - Kurutulmus, sterilize edilmiş ve 0-2 mm boyutunda öğütülmüş. olarak kullanılmalıdır - Kontrol ve/veya sertifikasyon kuruluşu tarafından denetlenmelidir
Humat (Humic shale) - Substratın ilk kompozisyonu bu listedeki ürünlerle sınırlı olmalıdır. - Prehistorik bitkilerin basınç sıcaklık ve jeolojik koşullar altında çökelmesiyle oluşan doğal organik bir maddedir. - Tipik analizinde% 25-50 humik asit ve iz elementler içermeli, pH= 5-6 olmalıdır. - Kurutulmuş, 0-2 mm boyutunda öğütülmüş halde kullanılmalıdır. - Kontrol ve/veya sertifikasyon kuruluşu tarafından denetlenmelidir.
Ham humik asit tuzu (Leonardite) - Prehistorik bitkilerin basınç, sıcaklık, zaman ve jeolojik koşullar altında çökelmesiyle, humifikasyonu ve başkalaşımıyla oluşan doğal organik bir maddedir. - Tipik analizinde % 50-80 humik asit ve iz elementler içermeli, pH=3,5-5 olmalıdır. - Kurutulmuş, homojenize edilmiş, 0-2 mm boyutunda öğütülmüş kullanılmalıdır. - Kontrol ve/veya Sertifikasyon Kuruluşu tarafından denetlenmelidir
Humik asit ekstraktı - % 1'lik kostik potas (KOH) eriyiğinde Leonardit madeninden eksrakte edilmelidir. - Min. 1 50 mg/lt humik asit içermeli, Ph=6-8 olmalıdır. - Kontrol ve/veya sertifikasyon kuruluşu tarafından denetlenmelidir.
Vermiculit - Mika madeninin doğal aşınmasıyla oluşan Magnezyum aluminosilikat madenidir. - Toprağın nemini tutma ve işlenebilirliğini artırma özelliğine sahiptir
Perlit - Volkanik kökenli bir madendir. - Nem tutma ve süzme özelliğine sahiptir. - Kontrol ve/veya sertifikasyon kuruluşu tarafından denetlenmelidir.
Zeolit - Volkanik kökenli doğal kalsiyum potasyum alüminosilikat madenidir. - Kontrol ve/veya sertifikasyon kuruluşu tarafından denetlenmelidir
Alçı taşı (Gypsum) - Buharlaşmayla çökelmiş doğal kalsiyum Sülfat madenidir. - Tipik analizinde% 80 CaSO4, % 14-18 S içermelidir. - Kontrol ve/veya sertifikasyon kuruluşu tarafından denetlenmelidir.
Yumuşak kaya fosfatı - Doğal kalsiyum fosfat madenidir.
- 90 mg/kg P205 den daha fazla Kadmiyum içermemelidir.
- Kontrol ve/veya sertifikasyon kuruluşu tarafından denetlenmelidir.
Apatit - Doğal kalsiyum flor fosfat madenidir.
- 90 mg/kg P205 den daha fazla Kadmiyum içermemelidir.
- Kontrol ve/veya sertifikasyon kuruluşu tarafından denetlenmelidir.
Crandallite - Doğal altimino kalsiyum fosfat madenidir.
- Kontrol ve/veya sertifikasyon kuruluşu tarafından denetlenmelidir.
Phosphophyllite - Doğal çinko demir manganez fosfatıdır.
- Kontrol ve/veya sertifikasyon kuruluşu tarafından denetlenmelidir.
Sylvinite - Ham sodyum potasyum klorür tuzudur.
- Kontrol ve/veya sertifikasyon kuruluşu tarafından denetlenmelidir.
Carnallite - Ham magnezyum potasyum klorür tuzudur.
- Kontrol ve/veya sertifikasyon kuruluşu tarafından denetlenmelidir.
Kainite -Ham magnezyum klorür tuzudur.
- Kontrol ve/veya sertifikasyon kuruluşu tarafından denetlenmelidir.
Langbeinite - Ham potasyum klorür magnezyum sülfattır.
- Kontrol ve/veya sertifikasyon kuruluşu tarafından denetlenmelidir.
Doğal kalsiyum karbonat - Kalsit, kireç taşı, mermer ve traverten kayaçlarından üretilmelidir. - Kontrol ve/veya sertifikasyon kuruluşu tarafından denetlenmelidir.

Dolomit - Doğal magnezyum kalsiyum karbonattır.
- Min %11 Mg, % 22 Ca içermelidir.
- Kontrol ve/veya sertifikasyon kuruluşu tarafından denetlenmelidir.
Epsomite (Kiesserite) - Doğal magnezyum sülfat tuzudur.

Elementel kükürt -Doğal kükürt madenidir.
- Min % 30 S içermelidir.
- Kontrol ve/veya sertifikasyon kuruluşu tarafından denetlenmelidir.
Granit tozu ve/veya kumu - Asidik volkanik bir kayaçtır.
- Potasyum ve iz elementler içerir.
- Kontrol ve/veya sertifikasyon kuruluşu tarafından denetlenmelidir.
Borate - Doğal boron madenidir.
- % 11 B içermelidir.
- Kontrol ve/veya sertifikasyon kurulusu tarafından denetlenmelidir.
Ferrous sülfat - Doğal demir sülfat madenidir.
- % 20 Fe içermelidir.
- Kontrol ve/veya sertifikasyon kuruluşu tarafından denetlenmelidir.
Ferrous carbonate - Doğal demir karbonat madenidir.
- %14 Fe içermelidir.
- Kontrol ve/veya sertifikasyon kurulusu tarafından denetlenmelidir.
Curuf - Yüksek fırın curufudur.
- % 25 Ca, % 5 Mg, %8 P205 içermelidir.
- Kontrol ve/veya sertifikasyon kuruluşu tarafından denetlenmelidir.
Martı gübresi - Kontrol ve/veya sertifikasyon kuruluşu tarafından denetlenmelidir.

Bitkisel madde kompostu - Kontrol ve/veya sertifikasyon kurulusu tarafından denetlenmelidir.

Aşağida belirtilen hayvansal orijinli ürün veya yan ürünler - Kontrol ve/veya sertifikasyon kurulusu tarafından denetlenmelidir.
- kan unu (min.% 9 N içermelidir)
- tırnak unu
- boynuz unu
- kemik unu veya jelatinize kemik unu
- hayvan kömürü
- balık unu (min % 4 N, %7 P, %l K içermelidir)
- et unu
- tüy ve saç unu
- yün, kürk, saç, süt ürünleri
Gübre için bitkisel orijinli ürünler veya yan ürünleri - Ayçiçeği unu, kakao kabuklan, malt saplarıdır.

Deniz yosunu (alg) ve ürünleri Aşağıdaki şekilde sağlanmış olmalıdır;
- Dehidratasyon, dondurma ve ufalamayı içeren fiziksel islemler ile elde edilmiş olmalıdır.
- Su veya sulu asit ve/veya tuzlu solusyon ile fermentasyon ile ekstrakte edilmiş olmalıdır.
- öğütülmüş olmalıdır.
- Tipik analizinde NPK 1-0-2 ve 0-0-3 olmalıdır.
- Kontrol ve/veya sertifikasyon kuruluşu tarafından denetlenmelidir.
Talaş ve odun artıkları - Ağaç kesildikten sonra kimyasal işlem görmemiş olmalıdır.

Kompost ağaç kabuğu - Ağaç kesildikten sonra kimyasal işlem görmemiş olmalıdır..

Odun külü - Ağaç kesildikten sonra kimyasal işlem görmemiş olmalıdır.
- Min. %5 K2O içermelidir.
- Tipik analizinde NPK 0-2-6 olmalıdır.
- Kontrol ve/veya sertifikasyon kuruluşu tarafından denetlenmelidir.
Yumuşak kaya fosfatı - Kadmiyum miktarı 90 mg/kg P2O5 e eşit ya da daha az olmalıdır.
Alüminyum kalsiyum fosfat - Kadmiyum miktarı 90 mg/kg P2O5 e eşit ya da daha az olmalıdır.
- Bazik topraklarda (pH>7,5) sınırlı kullanılmalıdır.
Kalsiyum klorit solüsyonu - Kalsiyum farkının belirlenmesinden sonra kullanılmalıdır.
- Meyve ağaçlarına kireç uygulamasında kullanılır.
- Kontrol ve/veya sertifikasyon kuruluşu tarafından denetlenmelidir.
Kalsiyum sülfat - Doğal orijinli olmalıdır.
Şeker üretiminden gelen endüstriyel kireç (kullanımı sınırlı) - Kontrol ve/veya sertifikasyon kuruluşu tarafından denetlenmelidir.
- Sadece 31 Mart 2002 ye kadar geçerlidir.
İz elementler - Kontrol ve/veya sertifikasyon kuruluşu tarafından denetlenmelidir.
Sodyum klorit - Ham işlenmemiş tuzdur.
- Kontrol ve/veya sertifikasyon kuruluşu tarafından denetlenmelidir.
Kaya unu (Granit tozu) -Asitik magnetik bir kayaçtır.
- Min. % 4 K2O ve iz elementler içermelidir.
 

ZİRAİ MÜCADELE

Zirai mücadele konusunda ortaya çıkabilecek sorunların azaltılmasında daha organik tarım uygulanacak kayısı bahçesinin tesisi aşamasında, öncelikle uygun toprak ve yer secimi yapılmalı, tur ve çeşit seçiminde yöre şartlarına uygunluk ve hastalıklara dayanıklı olma esasına riayet edilmeli. uygun budama ve sekil verme işlemi uygulanmalı, gübreleme, sulama, toprak işleme en uygun sekide yapılmalı ve böylece bitkiye sağlıkı bir ortam hazırlanmalı.
Bütün önleme tedbirlerine rağmen sorun görüldüğünde, öncelikle kültürel, biyolojik ve biyoteknik mücadele yöntemleri uygulanmalıdır. Belirtilen bu uygulamaların hastalık, zararlı ve yabancı otlara karşı mücadelede yetersiz kalması halinde. sadece TS 12611 Ek-2'de yer alan maddeler. Belirtilen şartlar yerine getirilerek kullanılabilir. Bazı özel durumlarda, bazı mücadele yöntemleri, Kontrol ve/veya Sertifikasyon Kurulusunun onayı ile uygulanabilir.Kullanılmasına izin verilmiş, bitki koruma maddelerinin uygulanmasında dikkat edilmesi gerekli hususlar,TS 1261 de verilmiştir.

ZARARLILARLA MÜCADELE

Organik kayısı yetiştirilen bahçelerde ortaya çıkabilecek önemli bazı zararlılarla mücadelede yapılacak işlem!er çizelge 1'de, kuru kayısı depolarındaki zararlılarla ilgili olanlar ise çizelge 4'te verilmiştir.
Zararlılarla mücadelede, biyolojik mücadeleye büyük önem ve öncelik verilmelidir. Bunun için. öncelikle zararlıların doğal düşmanları olan predatör böceklerin ve örümceklerin, parazitoit böceklerin ve entomopatojen mikroorganizmaların (böcek patojenlerinin) korunmasını ve çoğalmalarını sağlayacak tedbirler alınmalıdır. Doğa! düşmanların korunması için, zararlılarla mücadelenin, bunlara zararsız veya az zararlı olacak şekilde yapılması, yapılacaksa ilaçlamaların bunların zarar görmeyecek dönemlerde ve dozlarda uygulanmasına dikkat edilmelidir. Ayrıca bunların yaşamlarını ve çoğalmalarını devam ettirebilecekleri uygun yaşam yerleri (habitatlar) ve barınma yerleri oluşturulmalıdır.


çizelge 1. Kayısı bahçelerinde sorun olan zararlılar ile bunlara karsı kullanılacak mücadele yöntemleri ve maddeleri
Zararlının adı Kullanılacak mücadele yöntemleri ve maddeler
Doğu meyve güvesi (Cydia molesta) ·1 Trichoqramma evanescens, Apanleles anarsiae, Ascoqaster rufipes, Macrocentrus linens, Brachimeria intermedia. Pimpla instigator, Pristomerus vulnerator qibi parazitoitleri ve Hsemetooadie pluviallis qibi predatödrü mevcuttur. ·2 Doqal düşmanların, özellikle en önemli doğal düşmanı,olan T.evanescens'in korunması ve etkinliğinin arttırılması için gerekli önlemler alınmalıdır. ·3 Bahçede yapılacak haftalık kontrollerde birinci dölden zarar gören sürgünler, haftada bir kesilip imha edilmelidir. Böylece. meyve zararı yapan ikinci döl popülasyonu önemli ölçüde azaltılmış olur ·4 Kayısı bahçeleri, doğu meyve güvesinin konukçularından uzakta kurulmalıdır. Bu durumda, son iki dolun beslenme şansı ortadan kalkar ve kışlayan döl populasyonu düşer. ·5 Meyve depolan, zararlının en uygun kışlama yeri olduğundan bu gibi yerler, bahçenin uzağında inşa edilmelidir. ·6 Ağaçların altına dökülen kurtlu meyveler hemen toplanarak bahçeden uzaklaştırılmalıdır.
Şeftali guvesi (Anarsia lineatella) ·1 Trichoqramma evanescens, Apanteles anarsiae, Ascoqaster rufipes, Macrocentrus linen's, Brachimeria intermedia. Pimpla instigator, Pristomerus+ vulnerator qibi parazitoitleri ve Haemetopadie pluviallis gibi predatö rleri mevcuttur. ·2 Dogal düşmanlar zararlıyı tek başına kontrol altına alamamaktadır. Ancak korunması ve etkinliğinin artırılması için gerekli önlemler alınmalıdır. ·3 Mayıs ayından ağustos sonuna kadar. haftada bir kez olmak üzere yapılacak bahçe kontrollerinde zararlıyla bulaşık olduğu belirlenen sürgünler, 8 cm - 10cm uzunlukta kesilip, içindeki larva ile birlikte yok edilmelidir Ayni devrede, kayısı ağaçlarında yeni çıkan yan sürgünlerin de kesilmesi yararlı olur. ·4 Ağaçların altına dökülen kurtlu meyveler, toplanarak bahçeden uzaklaştırılmalıdır.
Tomurcuk tırtılları Küçük tomurcuk güvesi (Recurvaria nanekka) Yaprak Yeşil Tırtılları (Hedya nubiferena) Kırmızı tomurcuk tırtılı (Spilonata ocellana) Bu zararlıların yumurta parazitoiti olan Trichoqramma embryophagum’ un bulunduğu bahçelerde korunması ve etkinliğinin artırılmasına çalışarak biyolojik mücadele yapılmalıdır.
Akdeniz Meyve Sineği (Ceratitis capitata) ·1 Bahçeler, zararlının konukçusu olan şeftali. Trabzon hurması gibi ağaçlarla, karışık olarak kurulmamalı. ·2 Yere dökülen zararlıyla bulaşık meyveler toplanarak derin çukura gömülmelidir. ·3 Gama ışınları ile kısırlaştırılmış böceklerin doğaya salınması suretiyle mücadelenin etkin olduğu bilinmektedir.
Meyve hortumlu böceği (Rhynchites spp.) ·1 Kayısı bahçelerinde çiçeklenme döneminden önce veya sonra ağaçların altına çarşaf vb. bir örtü serilerek dallar silkelenir ve düşen erginler toplanarak imha edilir.
Yazıcı böcekler Meyve yazıcı böceği (Solytus ruqulosus) Badem yazıcı böceği (S.amydali) ·2 Zararlı zayıf ağaçrı seçtiğinden bahçedeki kayısı ağaçları toprak işlemesi, budama, gübreleme ve sulama gibi bakım işleri düzenli ve iyi şekilde yapılmak suretiyle kuvvetli tutulmalıdır. ·3 Budama artıkları bahçede bırakılmayıp toplanarak en az 2 km uzaklaştırılmalıdır. Özellikle fidanlıklarda hiçbir şekilde yerde kuru dal bırakılmamalıdır. ·4 Bahçedeki ağaçlarda zararlıyla bulaşma tespit edilen dallar kesilmeli ve toplanarak uzaklaştırılmalıdır. ·5 Mart, haziran ve eylül aylarında bahçelerdeki. ağaçlara kurumuş dal parçaları tuzak olarak asılmalı ve aradabir kontrol edilmelidir. Bu tuzak dal parçalarında delikler görülmeye başlandığında tümü toplanıp yakılmalıdır.


HASTALIKLARLA MÜCADELE

Organik kayısı yetiştirilen alanlarda ortaya çıkabilecek önemli bazı hastalıklara karşı zirai mücadele Çizelge2'de verilmiştir.
Hastalıklarla mücadelede, öncelikle iyi bir bakım, dengeli gübreleme ve sulama yapılarak bitkiler sağlıkı tutulmalıdır. Bahçeler temiz yerlerde kurulmalı, hastalıklardan ari ve dayanıklı fidan kullanılmalıdır. Hastalık belirtisi gösteren fidanlar gereğinde hemen sökülerek uzaklaştırılmalıdır.
Hastalıklı bitki parçaları ve meyveler toplanarak, bahçeden uzaklaştırılmalıdır. Hasattan sonra, bitki artıkları toplanarak uygun bir şekilde imha edilmelidir.
Hastalıkların bulaşmasını ve yayılmasını önlemek için, bakim işlemleri sırasında, bitkilerin yaralanmamasına çok dikkat edilmelidir. Bakim işlemlerinden önce, eller iyice sabunlanarak ve bol su ile yıkanmalıdır

Çizelge 2. Kayısı bahçelerinde sorun olan hastalıklar ile bunlara karşı kullanılacak
mücadele yöntemleri ve maddeleri

Hastalığın Adı Mücadelede Kullanılacak Yöntem ve Maddeler
Monilya (mumya) Hastalığı ·1 Kayısı bahçeleri kurulurken hastalığa dayanıklı olduğu bilinen çeşitler tercih edilmeli ·2 Hastalıkla bulaşık bahçelerde, ağaçlar üzerideki bütün kuru dallar budanıp temizlenmeli ve artıklar yakılmalıdır. ·3 Mumyalaşarak ağaçlar üzerinde kalmış veya yere düşmüş meyveler toplanarak bahçeden uzaklaştırılmalı veya imha edilmelidir. ·4 Sonbaharda %2 ‘lik Bordo bulamacı, İlkbaharda %1’lik bakırlı preparat uygulanmalıdır.
Yaprak delen (Çil) hastalığı (Coryneum beijerinckii) ·1 Kayısı bahçelerinde görülen hastalıklı tomurcuk ve kanser yarası bulunan dallar ve sürgünler budanarak bahçeden uzaklaştırılmalıdır. ·2 Bahçelerde sulama, gübreleme, toprak isleme ve budama uygun bir şekilde yapılarak, ağaçların kuvvetli olarak gelişmesi ve iyi havalanması sağlanmalıdır ·3 Gerekli durumlarda aşağıdaki maddelerden biri kullanılarak mücadele yapılmalıdır ·4 Uygulamada, ağaçların her tarafının iyice ıslanmasına dikkat edilmelidir ·5 .100 L suya 2 kg bakır sülfat %98 + 1 kg sönmemiş kirec ·6 100 L suya 800 g bakır oksiklorür %50 (WP) ·7 100 L suya 800 bakır oksit %50 (WP) ·8 Uygulama zamanı aşağıdaki gibidir:Uygulama, sonbaharda yaprak dökümünden hemen sonra,Uygulama, ilkbaharda çiçek tomurcukları açılmadan once. ·1 Not - Burada verilen dozlar sonbahar dönemi için belirlenmiş değerlerdir. İlkbahardaki uygulamalarda yarı yarıya azaltılarak kullanılmalıdır.
Sürgün ve dal yanıklığı hastalığı (Pseudomonas syringae pv.syringae ·2 Yeni kurulacak bahçelerde, üçgen usulü dikim yapılmalıdır. ·3 Gübreleme ve sulama işlemleri zamanında yapılarak, sürgünlerin kısa olgunlaşmış ve odunlaşmış olarak girmeleri sağlanmalıdır. ·4 Bahçeler, hakim rüzgarlara karşı, rüzgar kıran ağaçlar dikilmek suretiyle korunmalıdır. ·5 Bahçelerde görülen hastalıkla bulaşık dal ve sürgünler budanarak yakılmalıdır. ·6 Gerekli durumlarda aşağıdaki dozlarda bordo bulamacı kullanılarak mücadele yapılmalıdır. Uygulamada, ağaçların her tarafının iyice ıslanmasına dikkat edilmelidir. ·7 1.ilaçlamada 100 L suya 3 kg bakir sülfat %98 + 1,5 kg sönmemiş kireç ·8 2. İlaçlamada 100 L suya 1 kg bakir sülfat %98 + 0,5 kg sönmemiş kireç Uygulama zamanı hasat sonundan, ağaçların çiçeklenme dönemine kadarki donemdir.
Armillaria kök çürüklüğü Hastalığı (Armillaria mollea) ·1 Ağaçlar derin dikilmemeli, aşırı sulanmamalı ·2 Çevre bahçelerde hastalığın bulunduğu durumlarda, sel sularının getireceği hastalıklı parçaların girişini önlemek için. bahçenin, çevresine 60 cm - 70 cm derinlikte hendekler açılmalı. Hastalığın görüldüğü bahçedeki sağlam ağaçları korumak için, sonbaharda veya ilkbahar başında, ağaçların iz düşümleri %5'lik karaboya veya %2'lik göztaşı ile metrekareye 10 litre ilaçlı su gelecek şekilde sulanmalıdır.
Sliarka virus hastaligi (Plum pox) ·1 Anaç olarak hastalığa dayanıklı çeşitler kullanılmalıdır. ·2 Hasta ve hastalık şüphesi olan ağaçlardan hiçbiri üretim materyali alınmamalıdır. · Özellikle fidanlıklar her yil kontro! edilerek hastalik belirtisi gosteren fidanlar derhal sökülmeli ve imha edilmelidir.
Kloroz ·1 Hastalık etmenleri haricinde yapraklarda görülen sararma, kızarma vb. renk anormallikler, genellikle bitki besin maddelerinin yetersizliği veya fazlalığından kaynaklanmaktadır. · Böyle durumlarda toprak ve yaprak analizleri yaptırılarak , analiz sonucuna göre önlem alınmalıdır.

YABANCI OTLARLA MUCADELE


Kayısı bahçelerinde yabancı ot mücadelesi; toprak işleme, biçme, çapalama, el ile yolma, sökme, uygun bitki örtüsü oluşturma vb şeklinde yapılmalıdır
Yeni bulaşmaların ve yayılmayı önlemek için, çiftlik gübresi iyice yanmış olmalıdır.

HASAT

Kayısılarda hasat, çeşide ve tüketim amacına bağlı olarak, taze kayısı ve kurutmalık kayısı hasadı olmak Üzere iki şekilde yapılır.
Ürün hasadında kullanılan teknik, araç ve gereçlerin organik tahribat ve kirlilik meydana getirmemesi esastır.
Ürünlerin elle toplanması esastır.
Toplayıcıların ellerinin temiz olması gerekmektedir.
Meyve hasadı sabahın erken saatlerinde veya aksam serinliğinde yapılmalıdır.
Bir bahçenin hasadı sırasında kayısı çeşitlerinin karıştırılmamasına dikkat edilmelidir.
Hasatta çalışan işçilerin, organik kayısı hasadında eldiven kullanmaları tavsiye edilir.
Makine ile hasat yapılacaksa, hasat makinesi ve birlikte kullanılan malzemelerin (branda vb.) temiz olması gereklidir.
Temizlik ve arındırma işlemlerinde, organik tarımda (TS 12611) kullanımına izin verilenler haricinde bir madde ve yöntem kullanılmamalıdır.

KURUTMALIK KAYISI HASADI

Kurutmalık kayısılar meyvedeki kuru madde oranının biraz daha yükselmesi amacıyla geciktirilir.
Ancak. meyvenin kendiliğinden düşecek kadar olgunlaşması ve yumuşamamasına izin verilmemelidir
Hasat Genellikle meyvelerin kuru madde oranı %26 - %28' e ulaştığında yapılmalıdır
Hasat zamanın belirlenmesinde uyulacak kriterler TS 2964'te belirtilmiştir.

KAYISILARIN KURUTULMASİ İŞLEMİ

Organik kuru kayısının uzun sure muhafaza edilebilmesi için depolama öncesi su muhteviyatının % 13'ün altına düşürülmesi gerekir.

Organik kayısı kurutulması açıkta ve güneş enerjili kollektörde olmak üzere iki ayrı yöntemle yapılır.
Kükürtleme yöntemi kesinlikle kullanılmaz.

Açıkta kurutma

Kurutma yerlerinin özellikleri TS 9951'de verilmiştir
Doğrudan toprağa serilerek kurutma yerine diğerleri tercih edilmelidir.
Meyveler temiz bir bez (amerikan bezi) üzerine tek sıra şeklinde serilir ve iki gün kurumaya bırakılır. Daha sonra çekirdekleri elle çıkartılıp rutubet oranı %10-13'e düşünce sergiden toplanarak tahta sandıklara konulur.


Güneş enerjili kollektörde kurutma

Bu kollektörler çelik konstrüksiyon ve naylon kullanılarak yapılmış. esas yapı içine konan bir fandan oluşmuştur. Ortadaki tünel içinde kerevetlerin konulması ve kolay hareketini sağlamak amacıyla çelik bir ray sistemi bulunmaktadır.
Meyveler 1 m x 1 m ebatındaki kerevetlere tek sıra halinde dizilir Bu şekilde hazırlanıp doldurulan kerevetler kurutma tünellerine konur. Yaklaşık olarak 1,5 gün burada tutulduktan sonra dışarı alınır ve kerevetler üzerindeki meyvelerin çekirdekleri elle çıkartılır. Kerevetler yeniden kurutma tuneline alınıp 1 gün daha rutubet oranı %10 - %1 3'e düşünceye kadar bekletilir.
Bu sure sonunda dışarı alınarak kurumuş kayısılar toplanır ve tahta sandıklara konulur.

DEPOLAMA

Organik kayısıların konacağı depolar temiz. kuru, mantar ve böceklerden arındırılmalı
Depolamada kullanılacak malzemeler yeni olmalı veya mevcut malzemeler kurallara uygun şekilde kir ve bulaşıklardan arındırılmış olarak kullanılmalıdır.
Depolarda, fena koku yayan ve ürünlere bulaşma ihtimali olan maddeler vb herhangi bir madde bulunmamalıdır.
Organik ve konvansiyonel ürünler birlikte depolanmamalıdır
Temizlik, dezenfeksiyon, organik tarımda (TS 12611) kullanılmasına izin verilenler dışında herhangi bir madde kullanılmamalı ve yöntem uygulanmamalıdır.

AMBALAJLAMA

§ Kayısıların ambalajlanacağı yerler hakkındaki gene! kurallar TS 12175'de verilmiştir
§ Organik kayısıların ambalajları taşıma, saklama ve pazarlama süresince ürünleri iyi durumda tutacak ve sağlığa zarar vermeyecek nitelikte yeni, temiz, kuru, kokusuz, geri dönüşümleri en uygun malzemeden hazırlanmış olmalıdır.
§ Bu ambalajlama içindeki ürünün miktarına göre, tahta kasa veya karton olması tercih edilir. Dolu haldeki ambalajların 12.5 kg' ı aşmaması gereklidir.


 

ETİKETLEME (İŞARETLEME)

§ Kontrol ve/veya Sertifikasyon Kurulusu tarafından organik olarak onaylanan kayısıların hasadından itibaren tasıma, isleme ve depolama ambarlarında geçici olarak da olsa içine konulduğu kapların ve ambalajların üzerinde, her hangi bir karışmaya meydan verilmemesi bakımından. bir etiket bulunmalıdır.
§ Bu etikette, ürünün cinsi ve organik olduğu belirtilmeli, ayrıca üretici adı, üretim yeri ve parsel adi, parti no ve Kontrol ve/veya Sertifikasyon Kuruluşunun adı veya logosu yer almalıdır.
§ Yazılarda ve etiketlerde kullanılan mürekkep ve yapıştırıcılar sağlığa zararlı olmamalıdır.
§ Nihai ambalajın üzerinde kullanılacak etikette, ürünün organik olarak üretildiği açıkça belirtilmeli ve;
§ Mevzuata uygun organik ürün logosu (sembolü))
§ Kontrol ve/veya Sertifikasyon Kuruluşunun adı, kod numarası ve logosu.
§ Kontrol ve/veya Sertifikasyon Kuruluşunun bu urun için düzenlediği sertifikanın numarası
§ Ürünün adi,
§ Parti no,
§ Grubu,
§ Sınıfı,
§ Tipi.
§ Boyu,
§ Net kütlesi (kg),
§ Ürün yılı,
§ Üretim tarihi,
§ Ülkesi (ihraç edilecek ürünler için),
§ Üretim yeri (İl, İlçe, Köy, Parsel ve Parti No.),
§ Bu standardın işareti ve numarası,
§ Tavsiye edilen son kullanma tarihi,
§ Pazarlayıcı firmanın ticari ünvanı (veya kısaltılmış adı ya da tescilli markası) ve adresi,
§ Katkı maddelerinin ve tarım dışı içeriğinin isimleri ve miktarları (kullanıldıysa), bulunmalıdır.
§ Bu bilgiler istendiğinde Türkçe ve yabancı dille de yazılabilir.
§ Ambalaj üzerindeki bilgiler okunaklı olmalı, kolayca silinmeyecek ve bozulmayacak şekilde yazılmalı veya basılmalıdır.
§ Bunlardan başka reklam olarak ambalajın içindekilere aykırı ve aldatıcı, yanıltıcı olmamak kaydıyla yazı ve resimler konulabilir.

 

EKOLOJİK (ORGANİK, BİYOLOJİK)
HAYVANSAL ÜRETİMİN TEMEL İLKELERİ


 1. GİRİŞ

Dünya nüfus artışı ve buna bağlı olarak tarım ürünlerine olan talebin yoğunluğu; son yıllardaki bitkisel üretim gibi hayvansal üretimin de, konvansiyonel hayvancılık da denilen yoğun üretim şeklinde yapılmasına neden olmuştur. Konvansiyonel üretimde birim alandan yüksek miktarda ve ekonomik ürün alınması öncelikli olduğu için; ekolojik denge ve ürün kalitesinde sağlık kriterleri ikinci plana atılmıştır. Bunun sonucu olarak da, günümüzde artık konvansiyonel bitkisel üretim gibi konvaniyonel hayvansal üretimin de çevreye, hayvan ve insan sağlığına zararlı etkileri kendini göstermeye başlamıştır.

Konvansiyonel hayvansal üretim işletmelerinde, barınaklardaki hayvan sayısının fazla olmasına bağlı yerleşim sıklığı ile yetersiz kalan işgücü ve dikkatsiz bakım hayvanların daha kolay hastalanmalarına neden olduğu gibi özellikle Tırnak ve Ayak rahatsızlıkları ile Mastitis gibi hayvan yetiştirme ile ilgili bazı hastalıkları da arttırmıştır. Daha fazla ilaç kullanımı ve hayvansal ürünlerde daha fazla ilaç kalıntısı birikimi riski demek olan bu durum ise, bu ürünleri tüketen insanların sağlığını tehdit etmektedir. Ancak, bu üretimde kullanılan yem ve bazı katkı maddeleri daha büyük problemlere neden olmaktadır. Nitekim, konvansiyonel hayvansal üretimin bitkisel kaynaklı yem ihtiyacını karşılayan konvansiyonel bitkisel üretim, gerek erozyona zemin hazırlayarak, gerekse de genetik modifiye edilmiş (GM) tohumları, yoğun kullanılan sentetik kimyasal gübreleri ve tarım ilaçları ile hem ekolojik dengeyi bozmakta, hem de hayvan ve insan sağlığını tehdit etmektedir. Ayrıca, konvansiyonel hayvansal üretimde ekonomik hayvansal kaynaklı yem olarak yeterince hijyenik hale getirilememiş ve ilaç kalıntıları da içerebilen çeşitli kesimhane yan ürünleri ve kadavra unları kullanılması da bazı sağlık sorunlarına neden olmaktadır. Örneğin son günlerde devamlı gündemde olan ve sinirsel belirtilerle seyrederek birkaç hafta içinde ölümle sonuçlanan bulaşıcı bir sinir hastalığı Bovine Spongiform Encephalopathy (BSE) / Deli inek hastalığı veya halk dilinde deli dana hastalığı konvansiyonel hayvansal üretimin getirdiği önemli bir problemdir. İngilizler deli inek hastalığının çıkış nedeninin, 1980'li yılların başlarında ülkelerindeki yem üreticilerinin maliyeti düşürmek için sığır yemlerine dejeneratif bir sinir hastalığı Scrapie 'den ölen koyunların kadavra unlarını katmaları olduğunu, çünkü bu tür yem kullanımının 1988'de yasaklanmasıyla hastalığın azaldığını ileri sürmektedirler. Fakat bu süre içinde veya daha sonraki yıllarda hasta sığır eti yiyen veya hasta sığır kadavra unlarını yem olarak tüketen sığırların etlerini yiyen insanlarda ölümcül dejeneratif bir sinir hastalığı olan Creutzfeldt Jacop (CJ) hastalığının çıkmaya başladığını da bildirmektedirler. Bu konudaki asıl endişeler, hastalığın kuluçka süresinin insanlarda 5 ila 20-30 yıl gibi uzun zaman olması nedeniyle önümüzdeki yıllarda CJ hastalığının AIDS gibi geç tanınan ve geç önlem alınan önemli bir sağlık problemi olabilirliğidir .

Konvansiyonel hayvansal üretimde, yemlerde olduğu gibi çeşitli katkı maddelerinin kullanılmaları da önemli sağlık sorunlarına neden olabilmektedir. Örneğin, kanatlılarda ve özellikle etlik piliçlerde gelişmeyi ve yemden yararlanmayı uyarıcı olarak antibiyotik kullanımı konusunda en önemli prensip, insanlarda ve hayvanlarda tedavi (sağıtım) amacıyla kullanılanlardan olmaması veya bunlarla ilişkisi veya etkileşimi bulunmaması iken, zaman zaman söz konusu prensibe uyulmadığı görülmektedir. Nitekim, Dünya Sağlık Organizasyonu (WHO)'nun yayınladığı bir raporda antibiyotiklerin etlik piliçlerde gelişmeyi ve yemden yararlanmayı uyarıcı olarak hatalı kullanımı sonucu, bir çok mikrobun bağışıklık kazandığı ve bilinçsiz kullanımın devam etmesi durumunda da insanlarda boğaz ve kulak iltihaplarına karşı antibiyotiklerin etkili olamayacağı bildirilmektedir . Bu nedenlerle Avrupa Topluluğu ülkeleri ve ülkemiz antibiyotiklerin, hastalıkların tedavisi dışında gelişmeyi ve yemden yararlanmayı uyarıcı kullanılmalarını yasaklamıştır . Anabolizanlar, yani hormon ve benzeri maddelerin de gelişmeyi uyarıcı olarak kullanılmaları insan sağlığını olumsuz etkilemektedir. Nitekim, sığır besisinde kullanılan sentetik anabolizanlardan stilbenler grubunun insanlarda uygun bünyelerde kansorejen ve gen yapısını bozan etkileri olduğu belirlendiğinden tüm ülkelerde yasaklandığı bilinmektedir

Konvansiyonel hayvansal üretimle ilgili tüm bu sorunlar yanında; gelişmiş ülkelerde hayvan haklarına gösterilen ilgi nedeniyle hayvan refahı (welfare) giderek toplumsal düzeyde önem kazanmaktadır. Hayvan refahı, tıpkı insanlardaki gibi hayvanlara da doğal davranışlarını yapabileceği; ekstrem hava koşullarından, stres yaralanma ve hastalıklardan korunabileceği bir ortamın sağlanması ile yeterli beslenme olanaklarının verilmesi anlamına gelmektedir. Tüm bu nedenlerle son yıllarda, konvansiyonel hayvansal üretim alternatifi olarak ekolojik hayvansal üretim önerilmektedir . Bu üretim şeklinde, öncelikle ekolojik bir sürünün oluşturulması, hayvan refahını (welfare) da ekolojik bir yetiştirme ve besleme ile sağlayarak, sağlıklı hayvanlardan sağlıklı ürünler elde edilmesi amaçlanmıştır.

2. EKOLOJİK HAYVANSAL ÜRETİME BAŞLAMA

Ekolojik hayvansal üretim yapmak isteyen müteşebbis öncelikle Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Ekolojik Tarım Komitesi (ETK) tarafından çalışma izni verilen herhangi bir Kontrol ve/veya Sertifikasyon kuruluşuna dilekçe ile başvurur ve işletmesinden elde edeceği ürünlerin ekolojik olarak değerlendirebilmesi için gerekli çalışmanın yapılmasını talep eder. Kontrol kuruluşu müteşebbisten istediği çeşitli bilgi ve belgeler yardımıyla başvurunun ekolojik üretim yapmaya uygun olup olmadığına karar verir ve bunu Ekolojik Tarım Komitesi'ne bildirir. Kontrol kuruluşu ekolojik üretim yapmasını kabul ettiği ve sözleşme yaptığı müteşebbisi Geçiş sürecine alır, bu sürecin sonunda olumlu kanaat edinirse de müteşebbisin Ekolojik ürün etiketi kullanmasına izin verir. Ekolojik hayvansal üretime başlayan işletmelerde hayvanlara kimlik verilmeli, üretim süresince de hayvanların giriş ve çıkışı ile tüm tedavi uygulamaları için detaylı ve muntazam kayıtlar tutulmalıdır.

3. EKOLOJİK SÜRÜNÜN OLUŞTURULMASI

3.1. Ekolojik sürü için hayvan seçimi

Ekolojik hayvancılıkta, damızlık veya üretim için çevreye, iklim koşullarına ve hastalıklara dayanıklı hayvanlar seçilmelidir. Bu nedenle, bölgeye adapte olmuş yerli ırklar ve melezleri öncelikle düşünülmelidir. Bu tür bir hayvancılıkta, genetik methodlarla hayvan ıslahına müsaade edilmediğinden ekolojik bir sürü oluşturabilmek için, genetik modifiye edilmiş hayvanlar kullanılamaz.

Ekolojik bir sürü oluşturabilmek için, işletmeye dışarıdan yani konvansiyonel işletmelerden getirilecek hayvanlar çeşitli yönetmelikler göre Çizelge 3.1’de verildiği gibi belli bir yaşın altında olmalıdır.

Çizelge 3.1. Ekolojik bir sürü oluşturabilmek için konvansiyonel işletmelerden getirilecek hayvanların yaşı,

Büyükbaş ve küçükbaş hayvanlar (Sığır, koyun ve keçi) Yönetmelik1

- Buzağı en fazla ................... 6 aylık a, c
“ en az ...................... 1 aylık b,
“ (dana besisinde) en fazla................... 4 aylık) c

- Kuzu ve oğlak en fazla................... 1.5 aylık a, c
“ (kuzu ve oğlak besisinde) en fazla................... 1 aylık) c

- Damızlıkta kullanılacak hayvanlar en fazla....................14 aylık c

Kanatlı kümes hayvanları (Tavuk)

- Etlik civciv en fazla......................2 günlük a ,b,c

- Yumurtacı piliç “ ....................18 haftalık a ,b,c

1 a) Avrupa Birliği Yönetmeliği,1999 ; b) IFOAM, 2002; c) T.C. Yönetmeliği,2002

* Konvansiyonel işletmelerden getirilecek hayvanların yaşı ile ilgili kısıtlamaların çeşitli nedenleri vardır. Örneğin; buzağı, kuzu ve oğlaklar bağışıklık sistemlerinin güçlenmesi için ağız sütü, rumen gelişimlerini tamamlamaları yani yemlere alışıncaya kadar da, tercihen anne sütü veya süt ikame yemi tükettikten sonra; etlik civcivler, yumurtadan çıktıktan ve vücutlarındaki üç günlük besin madde reservlerini tüketmeden, yani bulundukları işletmelerde konvansiyonel yeme başlamadan önce; yarka işletmelerinden alınacak yumurtacı piliçler ise, cinsel olgunluğa erişerek kılavuz yumurtaların görüldüğü yumurtlama dönemi başlamadan bulundukları işletmelerden alınmalıdırlar (12,17). Ekolojik sürünün büyümesi için ise, konvansiyonel işletmelerden getirilecek hayvanların yaşı ile ilgili bazı istisnalara izin verilir. Örneğin, bu amaçla konvansiyonel çiftliklerden yıllık en fazla % 10 büyükbaş, % 20 küçükbaş yetişkin hayvan sağlık kontrollerinden geçirilerek sürüye katılabilir. Bu oranlar önemli ölçüde büyüme yapılması, tür değişikliğine gidilmesi gibi durumlarda kontrol ve/veya sertifikasyon kuruluşunun onayı ve komitenin izni ile % 40’a kadar arttırılabilir.

Ekolojik işletmelerde, sürünün büyümesi çevre kirliliğine yol açmamalı, yani hayvan sayısına bağlı olarak artan gübre miktarı işletmenin kullanılan tarımsal alanında nitrat kirliliğine neden olmamalıdır. Bu nedenle, tarımsal alanda gübre ile yayılan nitrojen (N) miktarı, yılda hektara 170’kg N'u geçmemelidir. [Yılda 170 kg N'e eşdeğer gübre veren hayvan sayıları da; sığırlar için 2-5, koyun ve keçiler için 13.3, et tavukların için 580, yumurta tavukları için de 230'dur]. Bu miktar aşıldığında diğer bir ifadeyle hayvan sayısı arttığında, müteşebbis stokladığı gübreyi başka işletmelerde değerlendirmelidir. Kontrol kuruluşu önemli bir kirlilik söz konusu olduğunda, çevre koruma amacıyla hayvan sayısını azaltabilir .

3.2. Geçiş süreci

Geçiş süreci, ekolojik hayvansal üretime başlanmasından ürünün ekolojik olarak kabul edilmesine kadar geçen süredir. Diğer bir ifadeyle, bu süreç, konvansiyonel hayvansal ürünün ekolojik hayvansal ürüne dönüşüm periyodudur ve hayvan türü ile verim yönüne göre Çizelge 3.2’de verildiği gibi değişmektedir. Kontrol ve/veya sertifikasyon kuruluşu geçiş sürecini kısaltabilir veya uzatabilir ve bu durum gerekli sürenin yarısından fazla olamaz. Kontrol ve/veya sertifikasyon kuruluşu kısaltma veya uzatma gerekçesini dönem raporunda komiteye bildirir.

Çizelge 3.2. Hayvan türü ve verim yönüne göre geçiş süreçleri,

Büyükbaş ve küçükbaş hayvanlar (Sığır, koyun ve keçi) Yönetmelik1

- Sığır eti üretiminde 12 ay a ,b,c
“ yaşam süresinin 3/4'ü kadar a ,c
“ (dana besisinde) 6 ay a, c

- Koyun ve keçi eti üretiminde 6 ay a, c
“ (kuzu ve oğlak besisinde) 2 ay a, c

- Sığır, koyun ve keçi sütü üretiminde 6 ay (24 Ağustos 2003’ten sonra 3 ay) a
“ 3 ay b
“ 6 ay c

Kanatlı kümes hayvanları (Tavuk)

- Piliç eti üretiminde 2.5 ay a,c
“ Tüm yaşam (Verrastro, 1999)

- Yumurta üretimde 1.5 ay a ,b,c

1 a) Avrupa Birliği Yönetmeliği,1999; b) IFOAM, 2002; c) T.C. Yönetmeliği, 2002


4. EKOLOJİK HAYVAN YETİŞTİRME

Ekolojik hayvan yetiştirmede, üremenin doğal olması önceliklidir. Suni kızgınlık ve suni tohumlama ise ilgili kontrol organının izniyle yapılır. Embriyo transfer teknikleri uygulanmaz. Ovulasyonun kontrolü için hormon vb. maddelerin kullanımı yasaktır. Ekolojik hayvan yetiştirmede hayvanların refahı için öncelikle iyi bir barınak ve dikkatli bakım koşulları sağlanmalıdır (3,4,5,16).

4.1.Barınak

Barınaklar hayvanlara yeterli temiz hava ve gün ışığı sağlayarak, ekstrem hava koşullarından da koruyacak şekilde inşa edilmeli, kullanılan yapı materyalleri ve üretim ekipmanları da hayvan ve insan sağlığına zarar vermemelidir. Barınaklar şekilleri ve boyutları bakımından hayvanların doğal davranışlarına cevap verebilecek nitelikte olmaları ile konvansiyonel hayvan yetiştiriciliğinde kullanılanlardan farklıdır. Örneğin, barınaklarda bütün türler için Çizelge 4.1’de verildiği gibi bir dış alan (gezinme alanı) ayrılmıştır.

Çizelge 4.1. Hayvan türleri için önerilen barınak alanları

Barınak iç alanı Barınak dış alanı
Büyükbaş ve küçükbaş hayvanlar
Sığır Et sığırı 100 kg CA'a kadar 1.50 m2 1.10 m2
200 kg " 2.50 m2 1.90 m2
350 kg " 4.00 m2 3.00 m2
350 kg CA'nın üzerinde 5.00 m2 3.70 m2
* 350 kg CA’nın üzerinde her 100 kg için ayrıca 1.00 m2 iç alan, 0.75 m2 dış alan
Süt ineği 1 hayvana 6.00 m2 4.50 m2
Damızlık boğalar " 10.00 m2 30.00 m2
Koyun ve keçi Ergin koyun ve keçi 1 hayvana 1.50 m2 2.50 m2
Kuzu ve oğlak " 0.35 m2 0.50 m2
Kanatlı kümes hayvanları
Tavuk
Et tavuğu 10 hayvana 1.00 m2 1 hayvana 4.00 m2
(veya 21 kg CA’A 1.00 m2)
Yumurta tavuğu 6 hayvana 1.00 m2 1 hayvana 4.00 m2

Avrupa Birliği Yönetmeliği,1999 ; T.C. Yönetmeliği, 2002

* Büyükbaş ve küçükbaş hayvanların gezinme alanı dışında meralara sahip olmasının hayvan sağlığı açısından önemli yararları vardır ve bu hayvanlar iklim koşulları imkan verdiği ölçüde bu alanları kullanabilmelidir. Büyükbaş hayvanların bağlı tutulmaları yasaktır. Ancak emniyet ve hayvan rahatlığı gibi nedenlerle gerekli görüldüğünde, kontrol veya sertifikasyon kuruluşu bu hayvanların düzenli olarak dışarı çıkarılarak dolaştırılmaları koşuluyla sınırlı bir süre için bağlanmalarına izin verilebilir. Barınaklardaki hayvan yoğunluğu hayvan türünün doğal davranışlarını engellememelidir. Hayvan sayısı bir uzman görüşü alınarak kontrol ve/veya sertifikasyon kuruluşunca belirlenir. Tavuklarda, kafeste yetiştiriciliğe izin verilmez ve bu hayvanların barınaklarında iç alan dışında gezinme ihtiyaçlarını karşılayan dış alan da vardır. Bunların barınak iç alanlarında tünek ve folluk ihtiyaçları da karşılanmaktadır. Etlik piliç barınaklarında 4800, yumurta tavuğu barınakların da ise 3000 adetten fazla hayvan barındırılmamalıdır .

Barınaklarda ışığın yeterli olması çeşitli fiziksel yaralanmaları azaltması bakımından önemli görülmektedir. Hayvanların yeterli hareket alanlarının olması ise, bağışıklık sistemlerinin güçlü olmasını sağlamakta, tırnak ve ayak rahatsızlıklarına bağlı hastalıkları da azaltmaktadır. Konvansiyonel hayvancılıkta hayvanların yeterli hareket alanlarının olmaması, yani sıkışık barındırılmaları stres hormonlarının salgılanması arttırmaktadır. Bu da onların, bağışıklık sistemlerinin zayıflamasına ve dolayısıyla daha kolay hastalanabilmelerine neden olmaktadır. Sıkışık barındırma, aynı zamanda solunum yolu hastalıklarının yayılmasını da hızlandırmaktadır. Hem bu nedenlerle, hem de etik açıdan ekolojik hayvancılıkta, barınakların hayvanların doğal davranışlarına cevap verebilecek şekil ve boyutlarda olması temel alınmıştır.


4.2. Bakım

Ekolojik hayvan yetiştiriciliğinde, iyi bir barınak koşulları sağlandıktan sonra, önemli olan dikkatli bir bakımdır. Hayvan sağlığının korunması için, veteriner hekim önerileri ile dezenfeksiyon ve aşı gibi her türlü hijyenik tedbirlere müsaade edilir. Ancak yeterli hijyenik koşullar sağlandıktan sonra da, sağlık problemleri çıkarsa, hayvansal ürünlerde kalıntı bırakmayan bitkisel ilaçlar gibi alternatif ilaç kullanımına öncelik verilir. Acil durumlarda sentetik ilaç gerekirse, toksikoloji listesi dikkate alınarak kullanılır. Ancak, ürünün ekolojik olarak değerlendirilebilmesi için, kullanılan ilacın kalıntılarının vücuttan atılması ve bunun içinde son ilaç dozu alımından itibaren belli bir süre geçmesi beklenir. Bu süre, konvansiyonel üretim de yasa ile belirtilenin en az iki katıdır ve herhangi bir süre belirtilmemiş ise en az 48 saat olmalıdır. Aşı uygulamaları ve parazit tedavisi dışında, bir yıl içerisinde hayvanlara üçten fazla (veya üretken yaşam süreçlerinin bir yıldan az olması halinde birden fazla), sentetik ilaçların kullanılması halinde söz konusu hayvanlar veya bu hayvanlardan elde edilen ürünler, ekolojik ürün olarak satılamazlar. Bu hayvanlar, kontrol ve/veya sertifikasyon kuruluşunun izni ve komitenin uygun görmesi şartıyla yeniden geçiş sürecine alınırlar.

Barınaklarda hijyenik tedbirler alınması yanında, hayvanların bakımıyla ilgili onları strese sokarak bağışıklık sistemlerini zayıflatacak davranışlardan da kaçınılmalıdır. Ekolojik hayvan yetiştiriciliğinde, büyükbaş ve küçükbaş hayvanlarda kastrasyon, boynuz köreltme, kulak delme gibi hayvanın fiziki yapısına müdahaleler sadece kontrol kuruluşunun onayı ile yapılır. Bu müdahalelerde hayvanların acı çekmesi minimize edilmeli, gerekirse anestezik ilaçlardan yararlanılmalıdır. Bu hayvanlarda kuyruk kesme, tavuklarda ise gaga kesme uygulanmamalıdır. Hayvanların taşınması, hayvanlarda en az stresi oluşturacak ve en kısa zamanda gerçekleştirilecek şekilde yapılmalı ve nakil sırasında sakinleştirici kullanılmamalıdır. Ekolojik hayvanlar ile konvansiyonel hayvanların kesimi mümkünse ayrı kesimhanelerde, mümkün değilse aynı kesimhanede farklı zamanlarda yapılmalıdır. Ayrıca, hayvanlara kesim esnasında stres yaratmayacak şekilde davranmalı ve uygun kesim yöntemlerinden yararlanılmalıdır.

 

5. EKOLOJİK HAYVAN BESLEME

Hayvanlara tüm doğal davranışlarını gösterebileceği barınak ve iyi bir bakım olanakları verilse de, diğer bir ifadeyle hayvan refahı ile ilgili ekolojik yetiştirme koşulları sağlansa da, ekolojik besleme olanakları verilmedikçe sağlıklarının korunması ve onlardan sağlıklı ürünler alınması mümkün değildir. Nitekim, konvansiyonel hayvansal üretimde en önemli sağlık sorunlarının hayvan beslemede yapılan hatalardan kaynaklandığı görülmektedir. Hayvan beslemede rasyonları (diyetleri) oluşturan yemlerin kalitesi, miktarı ve veriliş şekilleri ile kullanılan katkı maddeleri hayvan sağlığını önemli derecede etkilemektedir.

Yem kalitesi hayvan sağlığını önemli derecede etkiler. Ekolojik hayvan beslemede genç ruminantların beslenmesi öncelikle ana sütüne dayanmalıdır. Doğumla birlikte buzağılar en az 3 ay, kuzu ve oğlaklar en az 1.5 ay ana sütü almalıdır. Ekolojik hayvan beslemede kaba ve yoğun yemler, ekolojik ve özellikle bitkisel kaynaklı olmalı ve üreticiler bu yemleri mümkün olduğunca kendi işletmelerinden veya yakın işletmelerden temin etmelidir. Ekolojik sığır, koyun ve keçi gibi ruminant işletmelerinin,  serbest otlak alanlarına sahip olmasında da yarar vardır.


Mer’a ve otlaklarda kimyasal gübreleme ve mücadele yapılmamış olmalıdır. Bu alanları kullanacak hayvan sayısı da, gübreden kaynaklanan nitrat kirliliğine neden olmamalı, diğer bir ifadeyle,yılda hektara 170 kg N’a eşdeğer gübre veren hayvan sayılarını veya yaklaşık 2 büyükbaş hayvan birimini geçmemelidir.

Ekolojik bitkisel kaynaklı yemler genetik modifiye edilmiş olmadıkları, sentetik kimyasal gübre ve tarım ilacı kalıntıları içermedikleri için, hayvan ve insan sağlığını tehdit etmemektedirler. Ekolojik kaba yem kaynağı silajların hazırlanmasında sadece fermentasyona yardımcı katkı maddelerinden izin verilenler kullanılmalıdır. Ayrıca, yoğun yemlerden protein kaynağı küspeler de, üretimleri veya işlenmeleri aşamasında kimyasal solventler ile muamele edilmiş olmamalıdır .

Ekolojik hayvan beslemede, hayvansal kaynaklı yem olarak, ekolojik veya konvansiyonel üretilen süt ve süt ürünleri ile balık, diğer deniz hayvanları, bunların ürünleri ve yan ürünleri kullanılabilir. Fakat, kesimhane yan ürünleri ve kadavra unlarının kullanımı yasaktır. Nitekim, konvansiyonel hayvan beslemede bu tür bir yem kullanımı nedeniyle ortaya çıktığı ileri sürülen BSE hastalığı, halen hayvan ve insan sağlığını tehdit eden önemli bir problem olmaya devam etmektedir

Yemlerinin tümünü ekolojik üretimden sağlayamayan üreticilere, özel zaman sınırlamaları ve şartlarında Çizelge 5.1'de verildiği gibi belli bir miktar konvansiyonel yem kullanmalarına da müsaade edilmektedir.

Çizelge 5.1. Hayvan türleri için günlük izin verilen toplam konvansiyonel yem kurumaddesi (KM) tüketimi,


Büyükbaş ve küçükbaş hayvanlar (Sığır,koyun ve keçi) Yönetmelik1

- Toplam günlük rasyon KM’sinde en fazla % 15 b
“ en fazla % 10 a,c

Kanatlı kümes hayvanları (Tavuk)

Toplam günlük rasyon KM’sinde en fazla % 10 b
“ en fazla % 20 a, c

1 a) Avrupa Birliği Yönetmeliği, 1999; b) IFOAM, 2002; c) T.C. Yönetmeliği, 2002

Ekolojik yem üretiminin yetersiz kaldığı özellikle ekstrem hava koşulları gibi durumlarda, hayvanlarının günlük rasyonlarında, önerilen sınırlamalardan istisna olarak, ülkelerin ilgili makamları belirli bir bölgede, kısa bir süre için daha yüksek oranda konvansiyonel yem kullanımına izin verebilir. T.C. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Yönetmeliği 2002’ye göre de, bu oranIN % 40’a kadar artırılabileceği şeklinde bildirilmektedir. Sadece mer’aların yetersiz olduğu durumlarda ise, toplam günlük rasyon KM’sinde izin verilen konvansiyonel yem tüketimi en fazla % 25’dir. Ayrıca ilgili makamlar, günlük rasyonlarda geçiş sürecinde olan yemlerin % 30 oranına kadar, hem geçiş sürecinde, hem de aynı işletmeden gelen yemlerin ise % 60 oranına kadar kullanımına müsaade edebilir.

Hayvan türlerine göre verilecek kaba ve yoğun yem miktarları da hayvan sağlığını etkilediğinden, ekolojik hayvan besleme de, ruminantlarda kaba yemlerin öncelikle ve önemli miktarlarda, örneğin, rasyon kurumaddesinde yaklaşık % 60 oranında (yüksek verimli süt hayvanlarının beslenmesinde laktasyonun başlangıcından itibaren 3 aylık bir sürede % 50’ye azaltılabilir), tahılların ise, üretimin yoğun olduğu dönemlerde takviye olarak kullanılması önerilmektedir . Çünkü, bu tür bir besleme ruminantların sindirim fizyolojileri ile de uyumludur. Bilindiği gibi, bu hayvanlar, yüksek miktarda selüloz içeren yemlerden önemli derecede yararlanabilirler. Kaba yem ağırlıklı bir besleme, konvansiyonel hayvan beslemede tahılların hızlı ve çok tüketilmesi ile ilgili sıkça görülen bir rahatsızlık olan asidozis’i de önlemesi açısından önemlidir (12). Kanatlı kümes hayvanlarının rasyonlarını oluşturan karma yemlerine tahıllar, özellikle besi aşamasında % 65 oranında girmelidir. Bu hayvanların günlük besin madde ihtiyaçlarının karşılanmasında taze ot, silaj veya kuruot gibi kaba yemler de kullanılabilir .

Hayvanlara verilecek yemlerin veriliş şekilleri de hayvan sağlığını etkilemektedir. Hayvanların yemleme sürelerinin kısa olması ve yemlerin sıra dizininde verilmesi, güçlü hayvanların önce tüketmek istemesi nedeniyle güçsüz olanlarla dövüşmesine ve her iki hayvanda da gereksiz strese, yaralanmalara sebep olmaktadır. Bu nedenle de, ekolojik hayvan beslemede büyükbaş ve küçükbaş hayvanlarda da, tavuklarda olduğu gibi yemlerini ne zaman isterlerse tüketebilecekleri bir ortam sağlanması gerekmektedir.

Hayvanlara verilecek yemlerin kalitesi, miktarı ve veriliş şekilleri yanında, kullanılan katkı maddeleri de hayvan sağlığını önemli derecede etkiler. Ekolojik hayvan beslemede rasyonlarda, yem katkı maddesi olarak çeşitli makro ve mikro elementler ile doğal kaynaklı vitaminler kullanılabilir. Probiyotik (mikroorganizma), enzim, organik asitler, tahıl kırıntıları, melas ve tuzun kullanılmalarına da izin verilmektedir. Ancak, konvansiyonel hayvansal üretimde önemli sağlık problemleri oluşturan antibiyotiklerin, hastalıkların tedavisi dışında gelişmeyi ve yemden yararlanmayı uyarıcı olarak kullanılmaları ile hormonların gelişmeyi uyarıcı olarak kullanılmaları yasaklanmıştır. Koksidiyostatiklerin kullanılması yasaktır. Ekolojik hayvan beslemede, yem katkı maddesi olarak genetik modifiye edilmiş ürünlerin kullanılmalarına da izin verilmemektedir. Ekolojik hayvan beslemede izin verilen yem katkı maddelerinin tamamı Avrupa Birliği ve T.C. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Yönetmelik’lerinde listeler halinde bildirilmektedir.

6. SONUÇ ve ÖNERİLER

Ekolojik hayvancılık, ekolojik denge yanında hayvan refahının (welfare) etik açıdan da dikkate alındığı ve ürün miktarından çok ürün kalitesinde sağlık kriterlerinin öncelikli olduğu bir üretim şeklidir. Bu üretim şeklinde, hayvanlara ekolojik yetiştirme ve besleme olanakları verilmelidir. Hayvan refahı, ekolojik hayvan yetiştirmede iyi bir barınak ve dikkatli bakım koşulları ile, ekolojik hayvan beslemede de, rasyonları oluşturan yemlerin kalitesi, miktarı, veriliş şekillerinin düzenlenmesi ve izin verilen katkı maddelerinin kullanılmasıyla sağlanmalıdır. Ekolojik hayvan beslemede, ekolojik bitkisel kaynaklı yemlere olan ihtiyacın fazlalığı özellikle ekolojik büyükbaş ve küçükbaş hayvansal üretim işletmelerinde, ekolojik bitkisel üretimin de yer almasının önemli olduğunu göstermektedir. Çünkü, bu şekilde sağlıklı hayvansal ürünler elde edilirken, işletmedeki bitkisel üretim birimine yem bitkisi münavebesi getirilmesi, gübre temin edilmesi, hem toprağın strüktür ve içeriğini iyileştirecek, hem de işletmeden elde edilecek ekolojik hayvansal ve bitkisel ürünlerin maliyetini düşürecektir. Nitekim, son günlerde sağlıklı hayvansal ürünlerin elde edilmesi için önerilen ekolojik hayvan çiftliklerinde de, bu iki üretim sistemi birlikte yer almaktadır.

kaynak :HEKİMHAN KAYMAKAMLIĞI

http://www.hekimhan.gov.tr/

Bu güzel çalışmalardan dolayı sayın İlçe Tarım Müdürü  ve personeline teşekkür eder, saygılar sunarız.

 

 

   

 

 

Google

www.hekimhan.com

www.hekimhan.org

www.hekimhanhaber.com